HZ. PEYGAMBERİN DÜNYASINDA GENCLERLE İLETİŞİM
0
Gençlik insan hayatının en dinamik ve verimli dönemidir.
Gençlik insan hayatının en dinamik ve verimli dönemidir.
Gençlik insan hayatının en dinamik ve verimli dönemidir. Gençlerin geleceğe hazırlanması ailenin, toplumun ve devletin en temel kaygısı ve görevidir. İslam peygamberinin hayatında bu alana yönelik birçok örnekler bulmak mümkündür. Her konuda en güzel model(Ahzab,33/21.) (usve-i hasene) olarak gönderilen Hz.Rasulün dünyasında buluşan gençler kitlesinin varlığını biliyoruz. İlk müslümanların çoğunluğu; Ali b.Ebi Talip 10, İbn Ömer 13,Zeyd b. Harise 15, Abdullah b. Mesud 16, Zübeyr b. Avvam 16, Talha b. Ubeydullah 17, Abdurrahman b. Avf 17, Erkam b. Ebi’l- Erkam 17, Sad b. Ebi Vakkas 17, Musab b. Ümeyr 18-20, Cafer b. Ebi’ Talip 22, Hz. Aişe ve Hz.Esma genç yaşlarda ilk Mümin olanlardan bazılarıdır. Zengin, fakir ve köle gibi toplumun her kesiminden gençler , onun yanında ve terbiyesinde gençlik dönemini yaşamışlar,tevhit mücadelesinde son derece önemli görevler üstlenmişlerdir. Hz. Resul özel bir iletişim kurarak geçlere sahip çıkmış; onlarda en zor dönemlerinde bile onun yanından asla ayrılmamışlardır. Bizim medeniyetimizde sevgi büyükten gelir; sözünün işaret ettiği gibi bu birlikteliğin mimarı Hz. Resul olmuştur. Bunda Hz. Resul’ün; önderliği, kişiliği, rehberliği, metodolojisi, epati yöntemi, şevkati, merhameti, zarafeti, saygısı, takvası, sadeliği, tavazu, özgüveni, müsamahası, ilgisi, iltifatı, sorumluluk vermesi, eğitim merkezli yaklaşımı, izzetin ve şerefin muhafazası ön plana çıkmaktadır.
Sevgi; Cenab-ı Hakk’ın insanlara bahşettiği en kıymetli hazinedir. (Rum Suresi 30/31) İman ve Salih amalin tezahürüdür. İslam Peygamberi “İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe gerçek manada iman etmiş olmazsınız” (Buhari İman5;Müsli, İman 82)buyurarak, iman ve sevgi bağlamında bir iletişim dili oluşturmuştur. İslam peygamberi yanında ve terbiyesinde büyüyen Zeyd b.Harise yi sahiplenmiştir. Zeyd’de ailesinin talep etmesine rağmen Hz. Peygamberin yanında kalmayı tercih etmiştir. Bu güzel davranışından dolayı ona Zeyd b.Muhammed denilmiştir. Çünkü Hz. Peygamber hiçbir zaman onun davranışlarını niçin böyle yaptın ‘’diye sert bir eda ile asla yargılamamıştır.
Allah kullarını: Dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin(Kehf,18/29.)buyurarak, irade sahibi olarak var etmiştir. Kulunun inancına saygı duyan yaratıcının peygamberi de ashabının fikirlerine her zaman saygı duymuş. Elçilere ziyaretçilere misafirlere her zaman hürmet göstermiştir. Geleneksel hayatın bir saygı anlayışı olarak abasını veya hırkasını oturmaları için sermesi bu anlamda değerlendirilmelidir. Ayrıca Uhut’ta genç sahibelerin meydan savaşı istemeleri doğrultusunda hareket etmeyi uygun bulmuştur.
Hz. Peygamber gençlerin istidat ve kabiliyetlerini dikkate alarak onların enerjilerini doğru kullanabilmeleri için en güzele ve doğruya davet etmiştir. Hicrette kendi yatağına yatırdığı Hz. Ali’ye Hayber de sancağı vermiştir. Hz. Usame’yi sahabenin ileri gelenlerinden, Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer gibi sahabelerin bulunduğu orduya komutan tayin etmiştir. Bu duruma şaşkınlık gösteren ashabına Usame’nin bu göreve layık biri olduğunu buyurmuştur. Mus’ab b.Umeyr’i diplomatik ilişkilerde görevlendirerek Medine’nin hicret yurdu olarak hazırlanması sorumluluğunu da vermiştir. Zeyd b. Sabit’i vahiy Katibi, Muaz bin Cebel’i Yemene davetçi, Erkam Bin Ebil Erkam’ın evini İslam’ın ilk davet merkezi yapmıştır.
Hz. Peygamberin gençlerin istidat ve kabiliyetlerine göre Zeyd Bin Sabit’i İbranice öğrenmek, Abdullah bin Mesud’u Kur’an öğrenmek ve öğretmek için görevlendirmiştir. Allah Resulü gençleri tezekkür ve tezekküre taşımak amacıyla bazen empati yöntemiyle hareket etmiştir. Bu bağlamda zina etmek için kendisine müracaat eden genci tenkit etmemiş, yanına oturtup ona sorular sorarak istediği şeyin yanlışlığının farkından olmasını sağlayarak vaz geçirmiştir. Ebu Mahzure okunan ezanla alay ederken ona tepki göstermemiş, senin ne güzel bir sesin var diyerek iltifat ederek, Bir miktarda harçlık vermiş ona dua etmiştir. Bu durumdan etkilenen Ebu Mahzure peygamberimizden ezan okuma görevi almıştır. Hz. Peygamber gençlerin onur ve izzetinin korunmasına önem vermiştir. Bu bağlamda borçlu olan sahabelerin borçlarının ödemesinde yardımcı olmuştur. Açlığından dolayı ağaçları taşlayan Ebu Rafi b. Amr el Gıfari’ye dibine dökülenlerden yemesini söyleyerek, Allah’ım bunu doyur diye dua etmiştir.
. İslam’ın Aziz Peygamberi toplumun bütün kesimleri ile sağlıklı ve anlamlı iletişim kurmayı başarmış ayrıca gençler nezdinde de haklı bir model olmuştur.
Cağımızın değişen koşulları; bireysellik, özgürlük, üretim, tüketim kültürü, demokrasi ve çoğulculuk gibi değerler bireysel ve toplumsal yapıyı derinden etkilemektedir. Burada bireyin kendi kendini inşa etmesi, içselliğini kullanarak kendi başına yürümesine imkân sağlamak kendi yolunu kendisinin bulması ve tercihlerini kendisinin yapması gerektiğine inanması ve özgüven sahibi olması gereklidir. Bunun en sağlıklı yolu onun Allah ile gönül bağını kuvvetlendirerek kendisi, ailesi ve çevresi ile barışık iyi geçimli olmasına bağlıdır.
Bu sebeple gençlerimiz ile peygamberi bağlamda ölçüsü sevgi ve saygı temeline dayalı Onları fevri ve kaba davranışlardan uzak izzet ve şerefini her zaman muhafaza eden bir iletişim dili oluşturmak hepimizin iyiliği içindir. 02.12.2014
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN



















































Yorum Yazın