Şeref ŞEN

Şeref ŞEN

Mail: serefsen4848@gmail.com

Narsist Bir Nesil Mi Geliyor?

Bireyin adeta kendine aşık olması, kendini abartılı beğenmesi, kendine hayran olması, kendini her şeyin üzerinde görmesi olarak tanımlanabilir narsisizm. Narsizmi   kabaca, “kişinin kendine tapması” olarak tanımlayanlar da olmuştur. Narsist, kendisini fazla beğenen, üstün gören, hep takdir ve ilgi bekleyen, imtiyazlı olduğuna inanan, özel muamele bekleyen kişidir.

Türk Dil Kurumu'na göre, narsisizmin karşılığı özseverlik.

TDK, özseverlik kelimesini "kişinin kendi bedensel ve ruhsal benliğine karşı duyduğu hayranlık ve bağlılık, narsistlik, narsisizm" olarak tanımlıyor.

Hemen hepimizde kendini beğenme olsa da bunun ileri boyutlarda olmasına tıpta Narsisistik Kişilik Bozukluğu adı veriliyor.

Konunun uzmanlarına göre,  şu dokuz kriterin en az beşini taşıyan kişi   narsist olarak değerlendiriliyor.

  • Büyüklenir: Başarılarını ve yeteneklerini abartır
  • Sınırsız başarı, güç, zeka, güzellik ya da yüce bir sevgi düşlemleriyle uğraşır
  • Özel ve eşi bulunmaz biri olduğuna inanır
  • Çok beğenilmek ister
  • Hak ettiği duygusu içindedir
  • Kendi çıkarı için başkalarını kullanır
  • Empati yapamaz
  • Başkalarını kıskanır
  • Başkalarına saygısız davranır, kendini beğenmiş tavırlar sergiler

Narsisizm,  aşırı derecede kendini beğenmişlik olarak tanımlansa da, narsistler, adeta kendilerine âşıktırlar, her şeyin en iyisini onlar bilir, onlar yapar, güneş, adeta onların etrafında döner, her durumda, her yerde kendisini ön plana çıkartma çapası içerisindedirler. Bu amaçlarına ulaşabilmek için her yolu denerler, egoist tutum içerisindedirler. Diğer insanlar ancak  “ onların çıkarlarına yardımcı olduğu sürece” vardır ve değerlidir.

Narsisistik kişilik bozukluğu olan kişiler, başkalarının hakkına saygı göstermeden ve gerçeklerle bağdaşmasa bile daima kendilerini haklı göstererek ve o hedefi, gerekli emeği vermeden bile hak etmiş sayarak en önde, en gözde ve tek olmak isterler. Kendilerini başkalarının yerine koyamaz ve başkalarını anlayamazlar. Sanki her şey sadece kendileri için vardır ve ne olursa olsun her şeyin kendi amaçlarına hizmet etmesi gerekir. Başkalarının fikir ve hareketleri kendi amaçlarına hizmet ediyorsa vardır, aksi halde bu fikir ve hareketler tahammül edilemez düşüncelerdir. Gerçekle bağdaşmayan, başkalarının zararına olup sadece kendi çıkarlarına uygun, kendi plan ve hedeflerine hitap eden maddi ve manevi kazanç sağlayabilecek plan ve hedeflerine ulaşamadıklarında öfkelerine hâkim olamaz, saldırganlaşır, çöker, hatta ağır psikotik tablolara girerler.

Bu tanımlamalar bize tanıdık geliyor mu?

Her gün 3-5 saatini sosyal medyada şelfi paylaşımında geçirmek, her gittiği, gezdiği yerleri, yiyip içtiklerini, aldığı giysileri, günlük eylemlerini… sosyal medyada marifetmiş gibi paylaşmak başlı başına narsist bir eylem değil midir? Hem de bom boş bir narsizm.

 Dolu narsizmde de kişi kendini beğenir, sever, kendine âşık olur, kendini ön plana çıkartmaya çalışır ama bunu yaşantısıyla, başarılarıyla,  çalışkanlığı ile hak etmiştir. Fakültesini dereceyle bitirip, iki batı, bir doğu dilini iyi derecede öğrenmiş,  girdiği bütün yarışma sınavlarını ilk sıralarda geçmiş birisinin biraz narsist duygular beslemesi doğal değil mi? Akranları henüz üniversite eğitimini bitirmemiş ya da iş sahibi olamamış olmasına karşın yirmili yaşlarında doktorasını tamamlamış, mezun olduğu üniversitede hoca olmuş bir beynin narsist duyguları  doğal değil mi? Daha otuzlu yaşlarında yayımladığı kitapları satış rekorları kıran yazar,  bu kadar genç yaşta yaptığı eserleri sergilerin en çok aranılanı olan sanatçılar için narsist duygu taşımak doğal değil mi?

Ya boş narsizm?

Her gün kendi resmini defalarca çekip paylaşmanın mantığı var mı? O kafa, kaş, göz, saç, yüz herkeste var, sendekinin farkı ne ki gösterip duruyorsun?  Akşama kadar da ne kadar “like aldı”n onun derdindesin. Ne kadar like alsa sana reel katkısı ne?  Ya yorumlar? “Ne kadar karizmasın” vb. yorumlara bayılıyorsun. Sen gerçekten karizmatik isen o yorumlara ihtiyacın yok.Karizma resimle fiziki görünüşle değil, kimya ile iç donatımla ilgili bir kavram olduğunu unutma. Yani fiziki görüntün değil, birikimlerin, eğitimin, donanımın sana karizma sağlar. Yiyip içtiklerini niçin paylaşıyorsun? O anda o yiyeceklere sahip olmayıp da canı çeken hamileler olabileceğini hiç düşün mü yormuşun? Ya da boş bir narşist edasıyla , “bende var sizde yok”  dercesine inadına mı yapıyorsun?

Maalesef sosyal medyanın da etkisiyle çocuklarımız hızla narsisleşiyor. Sadece kendisini beğenen, kendisini önemseyen, kendisini düşünen, “dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanan” bencil nesil gerçekten çok tehlikeli bir durum. Çocuklarımızı küçük yaşlarından itibaren doğru eğitimle bu tehlikeden uzak tutmak başta ebeveynlerin, eğitmenlerin, yetişkinlerin başta gelen görevi olduğu unutulmamalıdır.

 

Yorum Yazın