Adnan Zeki Bıyık

Adnan Zeki Bıyık

Mail: dokuzsekiz16@hotmail.com

Allah Çocuğumun Ömrünü Filancaya Versin Salaklığı

Şimdilerde “Allah şu yavrumun ömrünü alsın filancaya versin” sözü moda oldu, maşaallah herkes kendi sevdiği, saydığı ya da  sevgiyi abartıp tapındığı şahıs veya şahıslara söylüyor bu cümleyi. Az önce bir sokak röportajında izledim, kafama cinler üşüştü.Bir kadın bebek arabasında yatan çocuğunu göstererek bunu söylüyordu. 

İyi de bre Allah’tan korkmaz, töre bilmez, vicdansız kadın, o bebenin canını sen mi verdin de fütüursuzca, can dağıtıyorsun. Sen nasıl bir annesin?
O cümle sevginden, saygından veya tapıcılığından kaynaklı bir hayranlık cümlesiyse o zaman kendi değersiz gördüğün canın üstünden böyle bir cümle kur. Ne diye masum, günahsız, bir sabiyi günümüzde fosseptik çukuruna dönüşmüş, üslûb olarak da iflas etmiş siyasete malzeme ediyorsun. Bu şekilde serdedilen ifadeler caiz değildir. Cehâletin ve gafletin tezahürüdür. Kim için söylenirse söylensin fark etmez.

Edebiyatımızda sevgiliye olan aşkın, veya bir kimseye olan tutkunun tesiriyle bir takım teşbihler, mübâlağalar, veya şathiye dediğimiz abartılar yapılagelmiştir. Ama hiçbir şair bebeğimin ömrünü al da filancaya yükle gafletini göstermemiştir. Maalesef günümüzde beyinler idlal olmuş, kalpler büyük bir tefessühün meskeni haline gelmiştir. Sevmenin, saymanın, bağlılığın da bir ölçüsü vardır.

Dili inciler saçan Aziz Peygamberimiz’in şu sözü bizi ne de güzel tenvir etmektedir;
 

”Sevdiğini ölçülü sev, belki bir gün düşmanın olabilir. Kızdığına da ölçülü kız, belki bir gün dostun olabilir.” (Tirmizî, Birr ve’s-Sıla, 60) 

Yine Yüce Peygamberimiz: “Birşeyi aşırı sevmek gözü kör, kulağı sağır eder” buyurmuşlardır. Kanaatimce bu tip şahısların sadece gözü kulağı değil beyinleri de bloke olmuş.
Sahabe-i kirâm, zaman zaman Hz Peygamber’e birşey arzedecekleri zaman sevgilerinin ve imanlarının muktezasınca bazı sevgi cümleleri söylemişlerdir ama çocuklarımızın ömrünü Allah sana versin gibi bir söz söylememişlerdir. Kaldı ki böyle bir sözü söylemek uygun olsaydı yine en layık olan Allah’ın seçkin kulları olan peygamberler olurdu sanırım.

Büyük günahlardan korunmuş, ahlakın zirvesi, adaletin ve güvenin mücessem ismi olan Hz Muhammed’e (s.a.v) böyle seslenilmemişken günahın, güvensizliğin, ikircikli yaşamın merkezi haline gelmiş günümüz insanları için böyle cümleler söylemek gaflettir, cehalettir.

İster siyasi gailelerle ister tarikat, cemaat, taassubu ile ister liderine, takımına şeyhine, başkanına vaya sevgilisine olan tutukusu hasebiyle olsun farketmez. Lütfen kimse günahsız , masum yavruları cehaletine, yalakalığına, yağcılığına, riyakârlığına alet etmesin.

Neuzubillah Yüce Yratan aniden bebeğini alır elinden sonra soğanın yeşil yeri gibi ortada kalırsın, cenazene de riyakârlık yaptığın insanlardan hiç kimse gelmez. Mahallenizin imamı Hafız Kemal, mahalle bakkalın Diremköylü Hurşit, Ptt'den emekli Mustafa Rüştü Bey, Dondırmacı Osman, Dönerci Hasan Usta'dan başkası cenazene gelmez.. Cahillik yapma Allah'ını Peygamberini, vatanını bayrağını sev Peygamberimiz de dahil hiç kimseyi tapacak kadar sevmeye kalkma!

Tüm mülkün Allah'a ait olduğunu unutma, bedeninin ve ruhunun tamamı Allah'a ait olan biricik yavrunun ömrünü bir icat yapmış gibi önüne gelene Pazar eyleme...Haddini bil...

Allah'ın sevgisi üstünüzden eksik olmasın.

Adnan Zeki Bıyık
08.04.2023 

Facebook Yorum

Yorum Yazın