ÇİĞLİ DE KUTLU DOĞUM KONFERANSI
16 Nisan 2015 Perşembe günü Saat 20:30 da Çiğli Belediyesi Konferans Salonunda Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle “Hz.Peygamber ve Birlikte Yaşama Ahlakı” konulu konferans düzenlendi
16 Nisan 2015 Perşembe günü Saat 20:30 da Çiğli Belediyesi Konferans Salonunda Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle “Hz.Peygamber ve Birlikte Yaşama Ahlakı” konulu konferans düzenlendi
Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fak.Dekan Yardımcısı Yrd.Doç.Dr.Yasin PİŞGİN hocamızın konuşmacı olarak katıldığı programa, Çiğli Kaymakamımız Sayın Dr. Mustafa ARI, Çiğli Belediye Başkanımız Sayın Hasan ARSLAN, Diyanet İşleri Başkanlığı TDV Müfettişleri ,İl Müftü Yardımcımız Sayın Ekrem SAYLAM, Çiğli İlçe Müftümüz Sayın A. Hamdi BAŞPINAR’ın yanı sıra Karşıyaka Müftümüz Sayın Cahit ERHUN,Çiğli Okul Müdürleri, Çiğli Daire Amirleri,Siyasi Parti Temsilcileri ve çok sayıda davetli programa katıldı.
Sunuculuğunu İmam-Hatip Hüseyin SEREZLİ’nin yaptığı program, saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması ve İmam-Hatip Hayri BERGUSLU’nun Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.
Daha sonra Çiğli İlçe Müftümüz Sayın A. Hamdi BAŞPINAR açış konuşması yaptı devamında Diyanet İşleri Başkanlığımızın hazırlamış olduğu Kutlu Doğum sinevizyon gösterimi izletildi.
Merkez Cami Müezzini Vedat ÖZARPACI, Karşıyaka Beşikçioğlu Cami müezzini Selahattin KUZGUN’un üflediği ney eşliğinde kaside okudu.
Çiğli Maltepe İlkokulu dördüncü sınıf öğrencilerinden oluşan ilahi grubu,solo ve koro halinde okumuş oldukları“571’de bir güneş doğdu” ilahisini herkes coşkuyla dinledi. Öğrencilere hediyeler verildi.
Daha sonra programın ana konuğu olan Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fak.Dekan Yardımcısı Yrd.Doç.Dr.Yasin PİŞGİN “Hz.Peygamber ve Birlikte Yaşama Ahlakı” konulu konuşmasına başladı.
Konuşmasında:
Hz.Peygamber Efendimizin insanlarla iç içe olduğunu, herkesle ayrı ayrı ilgilendiğini, hayvanların dahi Peygamber Efendimizin şefkatinden istifade ettiğini çok güzel örnekler vererek anlattı.
Rahmet Peygamberi Efendimizin kuşu ölen bir çocuğa bile taziye ziyaretinde bulunacak kadar hassas bir yapıya sahip olduğunu, kul hakkı noktasında herkesten ziyade çekindiğini ve ashabına da bu noktada bir çok tavsiyelerde bulunduğunu dile getirdi.
Peygamberimiz (s.a.v) vefatına yakın ashabını mescide toplamıştı. Onlara şöyle hitap etti: “Ey müslümanlar! Hem Allah adına hem de sizin üzerinizdeki hakkım için soruyorum; Her kim benden bir zulüm görmüş ise, kalksın kısas ile benden hakkını alsın.” Fakat hiç kimse ayağa kalkmadı. Peygamberimiz ikinci defa sordu, yine kimse kalkmadı. Peygamberimiz üçünce kez, “Her kim benden bir zulüm görmüş ise, kıyamet gününde kısaslaşmadan önce hakkını alsın” deyince, Ukkâşe adında yaşlı bir müslüman ayağa kalktı, cemaati yararak ilerledi, peygamberimizin önüne geldi ve şöyle dedi:
“Annem babam sana feda olsun. Bize defalarca sormamış olsaydın, böyle bir şeyden dolayı ortaya çıkmazdım.”
“Bir savaşta seninle beraberdim. Allah bize fetih nasip edip, nebisini zafere ulaştırmıştı. Dönüş yolunda idik. Develerimiz kafa kafaya gelmişti. Derhal devemden indim, (arada sıkışan) uyluğunu öpmek için sana doğru yaklaştım. Sen elindeki dal parçasını kaldırmış ve göğsüme vurmuştun. Bilmiyorum, bana kasten mi vurdun, yoksa amacın devene vurmak mı idi?”
Peygamberimiz şöyle dedi: “Sana kasten vurmuş olmaktan Allah’a sığınırım (ey Ukkâşe). Ey Bilal, hemen Fatma’nın evine git. ‘Memşûk’ isimli kırbacı bana getir.”
Hz. Bilal, eli alnında, ‘bu peygamber! Kendine kısas istiyor’ diyerek mescidden çıktı. Fatma’nın kapısını çaldı. “Ey Rasulullahın kızı, ‘Memşûk’ isimli kırbacı uzat” dedi. Fatma, “Ey Bilal! Babam kırbacı ne yapacak, Hac mevsimi değil, ortada bir sefer de yok” dedi. Bilal, “Ey Fatma, babanın durumundan haberin yok. O, görevini tamamlıyor, dünyadan ayrılıyor. Kendine kısas uygulatıyor.”
Fatma şöyle dedi: “Ey Bilal! Kimmiş bu nefsini temize çıkarıp, Rasulullaha kısas uygulamaya kalkan adam! Ey Bilal! Hasan ve Hüseyin’e git, bu adamın önüne geçsinler. Adam eğer kısas yapacaksa onlara yapsın. Onun Rasulullaha kısas yapmasını engellesinler.”
Bilal mescide geldi, kırbacı peygambere uzattı. Peygamber de kırbacı Ukkâşe’ye verdi.
Ebu Bekir ve Ömer ona baktılar, sonra ayağa kalkıp, “ey Ukkâşe! İşte önündeyiz. Rasulullaha değil bize kısas uygula” dediler.
Rasulullah onlara, “ey Ebu Bekr ve ey Ömer! Durunuz. Allah şüphesiz ki sizin makamınızı ve mevkinizi bilmektedir” dedi.
Ali b. EbiTalib ayağa kalktı ve dedi ki: “Ey Ukkâşe! Ben hayatımı Rasulullaha adadım ve hiçbir zaman nefsim onun kısasa uğramasına razı olamaz. İşte sırtım ve göğsüm. Gel kendin kısas uygula. Yüz değnek vur. Ama Rasulullaha kısas uygulama”.
Peygamber Ali’ye, “Ey Ali! Otur. Allah senin makamını ve niyetini çok iyi bilmektedir.” Dedi.
Hasan ve Hüseyin ayağa kalktılar ve dediler ki: “Ey Ukkâşe! Bilmiyor musun ki biz Rasulullahın torunlarıyız Bize kısas resule kısas gibidir”.
Hz. Peygamber onlara, “Ey gözümün nurları, oturun. Şüphesiz ki Allah sizin bu makamınızı unutmadı” dedi.
Sonra peygamberimiz Ukkâşe’ye, “Ey Ukkâşe! Vuracaksan vur” dedi. Ukkâşe, “ya Rasulullah! Sen bana vurduğunda bedenim çıplaktı” dedi. Peygamber vücudunu açtı, müslümanlar hıçkırarak ağlamaya başladılar. “Bakınız, UkkâşeRasulullaha vuracak” dediler.
UkkâşeRasulullahın göğsüne baktı, kendini tutamadı ve kapaklanıp Rasulullahın göğsünü öptü. Bir taraftan da şöyle diyordu: “Annem babam sana feda olsun, hangi can senden kısas almaya güç yetirir ki!” Peygamber ona, “Ya affedersin, ya da kısas uygularsın” dedi.
Ukkâşe şöyle dedi: “Kıyamet günü Allah’ın beni affetmesi dileğiyle, kısastan vaz geçtim”. Bunun üzerine Peygamberimiz, “Cennette benimle arkadaş olacak kişiye bakmak isteyen, bu ihtiyara baksın” buyurdu.
Müslümanlar ayağa kalktılar. Bir taraftan Ukkâşe’nin gözlerinden öpüyorlar, bir taraftan da şöyle diyorlardı: “Ne mutlu sana. Yüksek derecelere ve Rasulullahın cennet arkadaşlığına nail oldun”.
Ve daha bunun gibi birçok kıssalar ile Peygamber Efendimizin (sav) hayatından, sahabe hayatlarından ve günümüzden örnekler vererek birlikte yaşama hukukunu anlattı.
Programın sonunda programın ana konuğu olan Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fak.Dekan Yardımcısı Yrd.Doç.Dr.YasinPİŞGİN’e Çiğli Kaymakamımız Sayın Dr. Mustafa ARI çiçek takdiminde bulundu ve tüm Protokole de Çiğli Müftümüz Ahmet Hamdi BAŞPINAR gül takdim etti. Program sonunda davetlilere gül, kitap ve tatlı ikramı yapıldı.
Kaynak Dinihaberler.com.tr [ Okunma Sayısı: 65 ]
- 0SEVDİM
- 0ALKIŞ
- 0KOMİK
- 0İNANILMAZ
- 0ÜZGÜN
- 0KIZGIN


















































Yorum Yazın