Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Mail: kursadalperen@live.nl

Abdürrahim Karakoç Rahmetle

MEŞHUR ŞAİR, ABDURRAHİM KARAKOÇ'U RAHMETLE ANIYORUM!..


Merhum şairimiz K. Maraş Cela İlçesindendir. Kıymeti, değeri, ünü ve şanı tüm ülkemize, Batı ülkelerine, dünyanın orasında burasında yaşamış bulunan tüm insanlarımıza yayılmış bir şairimizdir.

Karakoç ağabey, şiirleri ile, aşık Mahzuni Şerife de destek olmuş, katkıda bulunmuş bir millet adamıdır. Mihriban şiiri ile dillere destan olmuş, gönülleri okşamış, milli, manevi vatansever şiirleriyle hakkı, hakikati çekinmeden, millet derdine derman olmuş bir şairimizdir.

Eserleri elden ele, dilden dile dolaşan Karakoç ağabey, korkusuz, imanını şiirlerine yansıtmış bir üstaddır. Hal böyle iken, kim ve kimler unutur " Hasan"a mektuplar" şiir kitabını, devlet, millet aşkı ve sevdasını?..

Bundan bir kaç yıl önce idi!.. Aziz dostum İmamoğlu kardeşi, Bakanlıkta ziyaret etmiştim. O esnada beni yan odada bulunan Zühal Karakoç hanımefendiye götürdü. Hanım efendi, kibar, centilmen, saygılı bir hanım efendidir.

Tanışma faslı bittikten sonra, K. Maraş bölgesinden Miilletvekili adayı olacağını söyledi. Ve benden başarı ve zafer duası istedi. Bendeniz, ellerimi açtım, Zühal hanıma başarı dileklerimi içeren duamı yapmış oldum. Sanki, içime doğmuştu, vekil olacağını hissetmiştim.

Ve şimdi, Zühal hanım meb'ustur. Aşkla, sevdayla görevini sürdürmektedir. Dilerim, inandığı yolda yürüsün, başarı dolu hizmetler yapmış olsun.

Tıpkı bunun gibi, Karakoç ağabeyle ilgili duyduklarım,işittiklerim bir hayli sayısızdır. Merhum ağabey Abdurrahiim bey, korkusuz, yiğitbir insanadı. Mahkeme, savcılık, hakim endişesi bulunmuyordu. Bu sebeple, zaman zaman kodese düşmesi, kodeste de duygularını, beynindeki fikirleri dile getirmiş olması korksuzluğunun, yiğitlğinin eseridir.

Bu nedenle, şimdilerde profesör olan bir hocamız, bir anısını şöyle dile getirmektedir:

" Lise yıllarımdan itibaren Abdurrahim Karakoç aşkı başlamış oldu. Tüm şiirlerini ezberledim. Kitaplarını nerede görsem hemen aldım. Kimi zaman şiirlerini ezberledim. Öyle bir hal aldıki bendeki bu duygu bu sevgi, bu saygı depreşti.

Ve bir gün duydum ki, Karakoç ağabey, şiirlerini biir kitap fuarında imzalayacak, sevdikleriyle bir araya gelecek, hasbihal edecek , bende, bu vesile ile, kitap fuarında onu aramaya başladım.

Kakarakoç, kitap reyonunu buldum ama, Aburrahim ağabey yok.. Kitaplara bakmak bahanesiyle, oraya buraya bakarken, birisi bana seslendi!.. " Kardeşim, ne arıyorsun?" dedi. " Abdurrahim ağabeyi aradığımı söyledim!"

Nazari dikkatimi çekmeyen birisi, aradığın Abdurrahim Karakoç benim" demesin mi? Sade bir tarz, sıradan bir vatandaş görüntüsü veriyordu. Kalbimden üzüldüm. Yanına vararak kendimi tanıttım. Karadenizde gelmiş olduğumu söyledim.

Abdurrahim ağabey, benim uzun yoldan geldiğimi hissetmiş olmalı ki, yemek söyledi, çay faslından sonra, bir kısım kitaplarını aldım, ayrılacağım zaman, " Sen uzaktan geliyorsun, şu harçlığı da al " dedi. Kabul etmesem de zorla, cebime sokuşturdu ve oradan ayrıldım.

Tıpkı,bu hatıra gibi, Karakoç hakkında bir hayli anı anlatılmaktadır. Bir gün, Cela (Ekinözü) Belediyesinde çalışırken, bir Profesör hanım efendi onu görmeye gelir. Hanım efendinin gözünde, gönlünde bir Karakoç silüeti mevcuttur. " Acaba Karakoç nasıl birisi gibi?"

Sorup soruşturur, kahvede olduğunu söylerler. Hanım efendiye, " İşte aradığın Karakoç budur!" derler. Hanım efendi, " Keşke görmeseydim, içimdeki Karakoç arzusu öyle kalsaydı!"der.

Netice olarak;

Abdurrahim Karakoç hakkındaki anılar, hatıralar sayısızdır. Çünkü, sıradan bir insan, ahım şahım görünüşlü birisi değil,tam bir Anadolu çocuğu!..

Ama, gelin görün ki, dile getirmiş olduğu deyimler, sözcükler, kelimeler atom bombası ağırlığındadır. Düştüğü yeri tuz buz eden ifadeler.

Yani, Müslüman Türk'ün sesi, soluğu, ağıdı, derdi, korkusundan dile getriemediği hususların ifade edilmesidir. Bu sebeple, Karakoç merhum, sayısız sorgu, ifade, kodes, onun için Müslüman Türk'ün Anadolu daki sesi ve soluğu olmuştur.

Bilinmeyenleri bildirmiş, laik sistemin baskılarını nazari itibare almamış, korkuları cesarete tahvil etmiş, korkaklığı yiğitliğe dönüştürmüş bir şairdir.

Son sözler olarak, merhum Abdurrahim Karakoç ağabeye rahmet diliyor makamının cennet olmasını niyaz ediyorum.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir

Facebook Yorum

Yorum Yazın