Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Mail: kursadalperen@live.nl

ÇILGIN PROJE !..

Bu günkü yazım günceldir!.. Hemde ne güncel!.. Bir " çılgın proje" konusudur. İşsize iş, eşsize eş, çıplağı giydirecek, binlerce insanımızı iş sahibi edecek bir projedir!.. 

      Hali hazır, İstanbul boğazında her gün gemi kazalarından, kıyı kenarlarındaki binalara gemilerin toslamalarından geçilmemekte, yangınlar sanki kaderimiz olmuştur. 

      İşte, tüm bu olumsuzlukları önlemek için, ricali devlet, büyük düşünmüşler, taşı toprağı altın İstanbul'un Siliivri civarında " Çılgın proje'ye başlamışlardır. 

      Hakikaten, heyecanlandım, meraklandım, alkışladım!.. Niçin alkışladım?. Duygu düşüncelerim beni II. A.Hamid Han'a götürdü, onun taa İstanbul'dan Medine'ye kadar Demiryolu döşemesini düşündüm. 

     İstanbul Marmaray planını düşündüm.  Çünkü, bu milleti idare eden zevat, büyük düşünmekte, büyük işler, büyük eserlere imza atmaktadırlar. 

      Ama,gelin görün ki, küçük beyinler, bu tür eserleri havsalası almayanlar, direnmekte, " istemezük" diye direnç göstermektedirler. Çünkü;

      Bunların işleri, güçleri, sürekli yapılanı inkardır. 1940- 1950 yılları arasını bilenler bilmektedir. Binlerce ulema, alim, ehl-i Kur'an bir hiç uğruna idam sehpalarına götürülmüş, ellerindeki Kur'an rahlesi bile aleyhlerine şahit olarak kullanılarak, mahkeme mahkeme  süründürülmüşlerdir. 

     İşte, bunların işi; gücü, meşguliyetleri budur. Dini, dindarı, Müslümanca yaşayanı dikizlemektir. Bunlara göre, mezhepçi olursa, alkışlanır, bölücü, ayırımcı olursa aferin alır, Solcu, komünist, aşırı sosyalist olursa, bunların elleri patlarcasına alkışlanır. 


       Halbu ki, her yapılan hayri hizmette hayır vardır. Bendeniz, askerdim, Boğaziçi köprüsünün temelini merhum Demirel;   atmaya geldiği sırada, Dev sol militanları, dev yol anarşistleri yolunu kestiler. " Biz köprü istemiyoruz" diye taşa tutmuşlardı.

       Böylesi kötü bir eylemi, ahlaksızca bu eylemi yapanlar Denizler, Ulaşlar, Çayanlar ve benzerleri bunlara göre kahraman ilan edildiler. Halen de , bunların idam ediliş günlerinde kara kara mateme girmekte, yas tutmaktadırlar. 

      Merhum Özal, bunların ahlaksızca eylemlerine maruz kaldı. Engin görüşünü, sevgisini, saygısını, hizmetini bu millete yeterince aksettirememiştir. Merhum Türkeş, merhum Erbekan hocada bunların hücumlarına maruz kalmışlar, " istemezük" inatları uğruna çoğu zaman bu tür inatlaşmalarla uğraşılıp gidilmiştir. 

      Şimdiki, Reisi Cumhur olsun, Devlet bey olsun, yine aynı zihniyet mensupları ile uğraşmakta, boşa zaman kaybı olmakta, dönemin en güzel günleri, ayları ve yılları boşa geçmektedir. 

      Bu tür zihniyet mensupları, boşu boşuna, körü körüne mazlum Başbakan Menderes'i de dar ağacına götüren zihniyet insancıklarıdır. Menderes'in arkasından bu aziz millet, bol bol dua ederken,, onu idam edenleri de kahırla anmaktadır.

     Ziya Paşa, nur içinde yatsın. Ne demişti: " İnsan ölür kalır eseri, merkep ölür kalır semeri" diye vurguladığı gibi, Bu millet evlatlarının işe, aşa ihtiyacı vardır. Aş ve iş, nerede bulunursa, İster İstanbul kanalı, ister Keban, isterse Tunceli İl'imizde bir iş sahası açılmış olursa, oraya koşacak, bu millete, bu ülkeye hizmet edeceklerdir. 

      Netice olarak;

     İstanbul İl'imiz, dünyaca meşhur bir şehrimizdir. Hava limanı ile, Marmaray hizmeti ile, köprüleri ile, doğal zenginlikleri ile, tarihi eserleri ile, yeryüzü insanlarının imrendiği, gıbta ile bakmış olduğu bir tarihi şehrimizdir. 

      Söz konusu, küçük beyinler, Ayasofya caminin açılmasına da vaveyla koparmışlardı. Ülkemizi, devletimizi, milletimizi tüm dünyaya ihbar etmişlerdi. Sonuç ne oldu? 

      Sonuç, boş bir kuruntu, boş bir karın gurultusundan ibaret kalmış oldu. Çünkü, bunların işi, Nazım'ın " Trum trum, makinalaşmak istiyorum" dediği gibi, kıble Kâbe olmasın, inananlar Kur'an'ı okumasın, yönleri, yöntemleri tamamen sol, solculuk, Komünist ve mezhepçi fikirler olsun!.. 

      Halbu ki, tüm dünya genelini gezmiş olunuz, araştırınız, tetkik ediniz, bizim baykuşlara, angutlara, Kel aynak kuşlarına benzer bir kuş cinsi bulmanız mümkün olmayacaktır. 

     Ama, ne hazindir ki, İstanbul'un yönetimini devralan, yönetici, sadece boş sözler, arkası, önü bulunmayan namelerle vakit kaybettirmektedir. Öylesi, koşa koşa mikrofon başına koşmaya benzemez, bu millete hizmet şuuru.  

     Son söz olarak, bu milletin ülkesine, vatanına, taşına, toprağına şekil veren, yollarıyla,barajlarıyla eser üreten herkesi alkışlıyor, dua ediyor, sağlıklı, sıhhatlı, başarılı yıllar niyaz ediyorum.. Selam ve dua ile...

     Şerafettin Özdemir

Facebook Yorum

Yorum Yazın