A. Raif ÖZTÜRK

A. Raif ÖZTÜRK

Mail: araifozturk@hotmail.com

Her gelecek, YAKINDIR ve ..…

OrijinaliKülli âtin karîbolanbu cümlenin DERİN ANLAMLARINI, gençlik yıllarımda çözemediğimden, “niçin çok rağbet edildiğine” hayretler ediyordum. 

Tâ ki, PEYGAMBERELER TARİHİ adlı bir eseri okuyuncaya kadar…

Şöyle ki: Hz. Âdem AS. 5786 sene kadar önce Dünyayı teşrifinden sonra; evlâtları oluyor, büyüyorlar, Yüzlerce yıllar çeşitli maceralar yaşanıyor. Sadece 950 sene Peygamberlik görevini sürdürüyor. 1050 Yaşında vefat edince, oğlu ŞÎT AS Peygamber oluyor.

Şît AS’DA uzun yıllar yaşıyor, yine bir zamanlar bebek olan İDRİS AS. Peygamber oluyor.

Onun da mâceralı ömrü Cennet ile noktalanıyor. Sonra, 950 senelik ömrü maceralarla geçen NUH As. Peygamber oluyor.

Her birinin doğumlarından sonraki YÜZLERCE yıllar süren her aşama, hep GELECEK idi.

Fakat “her gelecek yakındır” gerçeği, BİN sene bile olsa, her geleceklergeldîiii, geçti…

Derken efendim; Hz. Nuh, Hûd, Salih, İbrahim, İsmail, İshak, Lût, Yakub, Yusuf, Eyüp, Zül-Kifl, Şuayb, Yûşâ, Musa, Harun, Davud, Süleyman, İlyas, Elyes’a, Yunus, Zekeriya, Yahya, İsa ve

Hz. Muhammed SAV, sırasıyla doğuyorlar. Aynı minval üzere; İlk asırlardaki çocukluk ve gençlik geçirip, her birisi yüzlerce yıllar yaşıyorlar ve nihayet onlar da vefat ediyorlar. 

Yani her biri için doğumundan sonraki ömürleri içindeki her aşama, hep GELECEK idi. 

Gelecekler YAKIN olduğu için de, hep geliverdi. Çünkü herkes için “Külli âtin karîb” idi.

Sağlıklı rivâyetlerde; Cebrail(Aleyhisselâm) Nuh peygambere vefatı sırasında sordu:

“Ey 950 senelik ömürlü peygamber! Dünya hayatı hakkında ne dersin?” 

Cevap, çok ilginç: “Dünyayı bir HAN gibi buldum. Bir kapısından girdim, konakladım,diğer kapısından çıkıyorum…”

  • Dünyanın gelmiş geçmiş en güçlü hükümdarlarından da birkaç örnek hatırlayalım:

Hz. ZÜLKARNEYN, ilginç ve ibretlik uzun bir hayat yaşamasına rağmen, onun da dillere destan olan saltanatı da geldi-geçti.

Çünkü “her gelecek yakındı”…

MÖ. 970’li yıllarda 500 sene yaşamış olan Hz. Davud’un oğlu, hem Hükümdar ve hem Peygamber Hz. Süleyman’ın dillere destan olan o mûcizelerle dolu, en zengin saltanatlı hayatı bile geldi-geçti. 

MÖ. 826 yıllarında 360 Sene yaşamış olan Babil Kralı Buhtunnasr’ın bile dillere destan saltanatı da zulümlerle geldiii-geçti. Çünkü herkes için “her gelecek yakındı”…

Dünyanın en zâlim hükümdarlarından olan, sadece hükümdarlığının 400 yıl sürdüğü bilinen NEMRUT’UN bile, zulümlerle dolu Saltanatı GELDİİİ-GEÇTİ… Çünkü “her gelecek yakındı”…

Görülüyor ki ömürleri, saltanatları veya gelecekleri, YÜZYILLAR bile olsa, hepsi de nihayet gelip-geçivermiş. Demek ki herkes için“her gelecek yakınmış…”

  • Şimdi de şu kısacık ömürlere sahip olan, kendimizden örnekler düşünelim:

Doğduğumuz günden sonra ana-babamız için “TAY-TAY duracak, yürüyecek, konuşacak vs.” olmamız, hatta ilkokula başlamamız bile, hep bir gelecek idi.

Ve devamla “evlâdım büyüyecek, 2. Sınıfa, 3’e, 4’de, 5’e derken” ilkokulu bitirmemiz, âdetâ iple çekiliyordu ve gelip-geçiverdi... Çünkü herkes için, “her gelecek yakındı”…

  • İlkokuldan sonrasını, kendimiz takip edelim:

Ortaokula başlamak, bizim için sabırsızlıkla beklediğimiz bir GELECEK değil miydi?

O da oldu ve beklentimiz olan 1., 2. Ve 3. Sınıfa geçmek ve diploma alıp LİSEYE başlamak da bizler için hep sabırsızlıkla beklediğimiz GELECEKLER değil miydi? 

Hepsi gelip geçivermedi mi?.. Çünkü “her gelecek, herkes için yakındı”…

Pek tabiidir ki, bu arada bazı hastalıklar, belâ ve musibet sınavları olup, onlardan kurtulma beklentilerimiz de oldu. Sürpriz müjdeler aldık, beklemeye koyulduk. Onlar da geldiii-geçti.

Üniversite(veya bazılarımız için askerlik, evlilik, iş kurmak vs.) sonrasında da Master, Doktora, Y. Lisans vs. bizler için her biri sabırsızlıkla beklediğimiz bir GELECEKLER değil miydi?

  • Ne oldu? Hepsi de gelip, geçmedi mi?

Şimdi bizler ileri yaşlarda olduğumuz için, bu Her gelecek, YAKINDIR” cümlesini iyice idrak etmeye başladık, fakat şimdi de “keşke bunu daha önce böylesine idrak etseydik”diye hayıflanmıyor muyuz?

Elbette daha önce idrak etseydik; elmas ve altından da çok değerli olan ve her dakikasının hesabını vereceğimiz sayılı ömrümüzü, hiç boş yerlerde harcar mıydık?

İşte bunun için bizlerin GEÇ fark ettiklerimizi, yeni nesil kardeşlerimiz, GENÇ iken fark etsinler diye, bu konuyu araştırdım ve takdirlerinize sundum…

  • Bu konu burada bitmedi, henüz alt yapıyı oluşturduk. Meyve ve müjdeleri ise devamındadır.

Köşe yazısı sınırlarını zorlamamak için, esas bölümünü, bir hafta sonraki yazımıza bırakalım. Saygı ve muhabbetlerimle…

Facebook Yorum

Yorum Yazın