Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Mail: kursadalperen@live.nl

KUR'AN'DA, ASHAB-I KEHF VE ZÜLKARNEYN KISSALARI!..

" Onların başından geçenleri gerçek olarak anlatıyoruz." ( Kehf sûresi, âyet 13)

Âyette geçen " Bil Hak: gerçek olarak sözü olayın gerçekten vuku bulduğunun açık bir delilidir. Ehl-i kitabın müşriklere öğrettikleri kıssalarla herhalde Ashab-ı Kehf ve Zülkarneyn kıssalarını kasatediliyor olmalıdır. Yüce Allah Ashab-ı Kehf kıssasına dikkat çektikten sonra kıssanın anlatımına az önce zikrediilen ayetle belirtilmektedir.

Ashab-ı Kehf'in mağarada nasıl uyudukları anlatıldıktan sonra da şöyle buyurulmaktadır: " Eğer onları görseydin dönüp kaçardın ve gördüklerin yüzünden için korku ile dolardı. " ( Kehf sûresi, âyet 18)

Hayalî bir hikâye anlatılırken yüce Allah'ın bu şekilde buyurması düşünüle bilir mi? Eğer olmamış bir olaydan söz ediyor olsaydı, " Onları görseydin dönüp kaçardın; " ifadesi Kur'an'da yer almazdı. Böyle bir ifadenin Kur'an'da yer almış olması, olayın gerçekliğini ortaya koymaktadır.

Yüce Allâh şöyle buyurmaktadır:

" Böylece ( insanları) onlardan haberdar ettik ki, Allâh'ın va'dinin hak olduğunu, kıyametin şüphe götürmez olduğunu kesinlikle bilsinler." ( Kehf sûresi, âyet 18)

Yüce Allâh bir bilgiye dayanmaksızın insanların kıssa hakkında ileri sürdükleri tahminlerin /uydurmalarına da dikkat çekerek şöyle buyurmaktadır:

" İnsanların kimi:) Onlar üç kişidir , dördüncüleri köpekleridir diyecekler. Yine beş kişidir,altıncıları köpekleridir diyecekler. ( Bu sözler) bilinmeyen hakkında tahmin yürütmektir. ( Kimileri de:) Onlar yedi kişidir, sekizincisi köpekleridir, derler. De ki: Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir. Onlar hakkında, bilgisi olan azdır. Öyle ise Ashab-ı Kehf hakkında, delillerin açık olması haricinde bir münakaşaya girişme ve onlar hakkında ( ileri geri konuşan) kimselerin hiçbirinden malumat isteme!" ( Kehf sûresi, âyet 22)

Naklettiğimiz bu âyetler, kıssanın gerçek bir olay olduğunu şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık açık anlatmaktadır. Zülkarneyn hakkında da yüce Allâh şöyle buyurmaktadır; " İşte gerçekten biz, onun ( Zülkarney'in) yanında olan her şeyi bilgimizle kuşatmışız." ( Kehf sûresi, âyet 91)

Âyette geçen, " her şeyi bilgimizle kuşatmışız." ifadesi Zülkarneyn'le ilgili kıssanın gerçekten vuku bulmuş olayları anlattığını açıkça ortaya koymaktadır. Çünkü bilgi, vuku bulmuş olaylara taalluk eder.

Haddi zatında ibret alınacak bir hususu anlatma için hayali olaylar anlatılmak isteneni tam olarak canlandırmak gerçek bir olayı bilmeme durumunda söz konusu olur. Allah hakkında böyle bir şey söz konusu olamaz.

Gerçek olaylar, mutedil ve gerçekçi bakış açısının elde edilmesi ve mutedil bir şahsiiyetin ulaşması için hayali olaylardan çok daha etkilidir. Kur'an'ın hedefide inanan kiimseye mutedil ve gerçekci bir bakış açısı kazandırmak ve onu bu şekilde eğitmektir. " ( Gün. Tef. Problemleri Prof. Dr. M. Said Şimşek, sayfa 345-346-347)

Bütün veriler ışığında, Ashab-ı Kehf olayına nazar edecek olursak, bu müthiş olay Mekke'lilerin, Raslulullah (sav) ve İslam'a düşmanlık ettikleri ve diğer adıyla boykot sonrasına tesadüf etmektedir.

Bilhassa, bu olay hakkında ileri sürülen iddiaların tamamı bir gerçek, Efsus'u tanıtan, Efsus'a vurgu yapan hususlardır. Efsus beldesine vurgu yapması, bir çok tefsir bilgisinde yer aldığı gibi, Elmalılı Hamdi Yazır tefsirinde de genişçe yer bulur. Efsus'un, Albustan yakınlarında bir karye oluşundan, Dekyanus'un Efsus'da yaşadığından söz eder.

Dolayısıyla, Ashab-ı Kehf kıssası , varoluşun iki kutbu olan hayat ve ölümün mahiyetine dikkat çeker. " Bozulmuş bir toplum içinde direnerek mi yaşamalı, yoksa toplumu terk mi etmeli?" sorusuna güzelce cevap teşkil eder. Dolayısıyla, İmanı yaşayacak bir mağaralık yeriniz varsa korkmayın!..

Netice olarak,

Kur'an'da zikredilen kıssalardan belki de en acaibi i Kehf mağarası kıssasıdır. Çünkü, bir çok tarih,bilim ve ilim insanı bu konu üzerinde durmuş, incelemiş ve tetkik etmiştir.

Öne sürülen tüm iddialar didik didik edilmiş, en sonunda varılan karar Afşin yakınlarında bulunan Ashab-ı Kehf mağarası olmuştur.

Dolayısıyla, bu müthiş makamın bir ferdi olarak, buraya hizmet eden tüm dostlarımızı canü gönülden alkışlıyor ve selamlıyorum.Yüce Rabbimiz, emeklerini,çalışmalarını zayi etmesin.

Bu kutsal mekan ve makamın tanıtımı için yürüyen, gençleri, Gönül Der Başkanını yürekten alkışlıyor, böylesi kutlu bir çalışmaya resimleri ile, foıtoğraflarıyla görüntüleyen Halil Demir kardeşime iki dünyada mutluluklar niyaz ediyorum.

Böylesi bir uğraş, kutlu ve mutlu bir uğraştır. Dilerim ki, tüm Afşin insanı, yediden yetmiş yediye bu kutlu kervana destek verir, İl il, belde belde tanıtım organizasyonlarında destek ve yer almış olurlar..

Rabbimiz!.. Gençlerin emeklerini zayi etmesin, tüm çalışanlarını sevgi ve saygı ile selamlıyorum.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir

Facebook Yorum

Yorum Yazın