Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Mail: kursadalperen@live.nl

MİLLET SEVGİSİ !..

" Ey insanlar!.. Doğrusu biz sizleri bir erkekle bir dişiden yarattık. Sizi milletler ve kabileler haline koyduk ki her birinizi kolayca tanıyasınız. Şüphesiz ki, Allah katında en değerliniz O'na karşı gelmekten korkanınızdır." ( Hucurat sûresi, âyet 13)

Sûrenin onuncu ayetinde imanda kardeşlik vurgulanmıştı. Bu ayette ise insanlıkta eşlik vurgulanıyor ve ve insanlık ortak paydasına dikkat çekiliyor. Farklılıklar, insanlık ailesini oluşturan unsurların birbirine tahakküm ve üstünlük gerekçesi değil, " tanışma" gerekçesi olmalıdır.

Zikredilen bu ayet, İslam'ın evrenselliğini tüm zamanlarda haykıran bir âyet. Çünkü, kimse doğuştan imtiyazlı/ doğuştan mahrum değildir. Kişinin kendi seçmediği şeylerle övünmesi anlamsızdır. Takva, kişilerin kendi akıl ve iradeleriyle yaptıkları bilinçli tercihi ifade eder. Bu şu manayı içerir: Ne kadar sorumlu davranırsanız, o kadar üstünsünüz!..

Malum olduğu üzere, kavmini tanıma ve sevme bilinci, bir nesilden gelenlerin bir araya toplanarak bir kuvvet, kudret ve üstünlük sahibi olmaları ve bir mefkûre etrafında toplanmalarıdır. İbni Haldun'un verdiği tarif böyledir

Diğer taraftan, ana baba sevgisi, kendilerinden olanlara yakınlık duymak, milletini bayrağını, dindaşlarını , yurdunu, toprağını ve hem cinslerini sevmek gibi bir takım tabii duygular insanlarda mevcut asabiyye değildir.

Nitekim, İbni Haldun , soy, sop ( nesep) ve nesil hususiyetlerinin, akrabalık ve kardeşlik bağının hak ve hukukun tanınmasında önemli bir unsur olduğunu kabul etmekte ve ' soy ve neslin faydası kardeşlk bağını ve akrabalık hak ve hukukunu muhafazaya hizmet edecek derecede olanıdır ve bundan fazlası lüzumsuz ve faydasızdır.

" Kavminin en hayırlısı kavmine hizmet edendir." önemli, üzerinde durulması,enine, boyuna değerlendirilmesi gerekli bir olan müthiş bir sözdür. Örneğin,

" Diyanet'in en önde gelen isimlerinden Elmalı Hamdi Yazır, Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali adlı eserinin başlangıç kısmında bu gerçeği aynen şöyle dile getirmektedir:

" Ben halis Anadolu'lu öz Oğuz, Yazır Türküyüm. On beş yaşımda İstanbul'a geldim; ne Arabistan'a gittim ne Türkistan'ı, ne İran'ı gördüm,ne Frenkistan'ı . Öğrendiğimi bu vatanda öğrendim.

Yazır'ın Kayı-Kınık-Bayındır- Eymir- Avşar gibi Büyük Oğuz kabilelerinden biri olduğunu da Arapça'dan, Divan-ı Lügati't-Türk'ten öğrendim. İran'dan çıkan yünden, Avrupa'da bükülen ipten, Türk tezgâhında dokunan halıyı Türk malı tanıdım.

Bir binanın mimarısı Türk olmak için bütün kerestesi yerli olması lazım değildir diye işittim. Afrika madenlerinden çıkmış bir altının üzerinde bir Türk sikkesi gördüğüm zaman ona Afrika'lının değil, bizim malımızdır. Dedim" ( Tarih, Ocak 2011, Türkdoğan)

Hülasa, Millletimi seviyorum. Anadolu'nun yaylalarını, obasını, ovasını, vadisini, dağlarını, nehirlerini, göllerini, yaylalarını, obalarını, oymağını, kültürlerini, düğünlerini, matemlerini, yaslı günlerini, bayramlarını, şenliklerini, komşuluklarını, iiyilik perver oluşlarını,yardım severliğini, acımasını, ağlamasını, türkülerini, düğünlerini hasılı her şeyini içtenlikle seviiyorum.

" Modernleşme hareketi bir anlamda çağa yeni biçimler getirmek suretiyle toplumun yaşama direncini, sosyal davranış gücünü artırmaktır. 20. Yüz yıl başlarında İslâm dünyasında İkbal'in yapmak istediği ne ise ülkemiz şartları içinde Gökalp'in ve Akif'in gerçekleştirmek istedikleri de odur.

İnsan düşüncesinin ilerleme kanunu, zenginleştirilen bir İslamiyet ve milliyet hareketi, birbiriyle çatışan, birinin diğerinin yerine konulduğu farklı değerler sistemi değildir. Her ikisi de, bir paranınn iki yüzü gibi toplumumuzu yücelten, insanı seven ve Hakkari'den Edirne'ye kadar uzanan bir çizgide birimizin ıstırabı hepimizin olan birimizin sevinci, coşkusu hepimizi yürekten saran, orta kumaşın desenini teşkil eder. Toprak ve insan bu kumaşın çiçekleri, Kur'ân ve bayrak ise tomurcuklarıdır." ( a.g.d.. Say.35)

Netice olarak;

Milletimi seviyorum. Kars'tan Edirne'ye, Samsun' dan Hatay'a, doğusunu, batısını seviyorum. Tekbir tekbir ibadetini, ezanını, istiklal marşını, Akif'i, Safahatı, şairlerini Nurettin Topçu'yu,İkbal'i ve tüm edebi kişiliklerini seviyorum.

" Terörsüz Türkiye" idealini alkışla karşılıyorum. Ülkemizde var olan lehçeleri saygı ile karşılıyor, ister Kirmança, ister Zazaca konuşanını seviyorum.

Çünkü, millet sevgisi imani bir değerdir. Bu imani değere sahip çıkacağız. Ülke dışında var olan Kerkük,Musul,Azerbaycan , İran Azerilerini candan alkışlıyorum. Batı Trakya'da zor durumda olan soydaşlarıma selam sunuyorum.

Tüm Avrupa'da yaşayan kardeşlerimi selamlıyor, yaklaşan Ramazan günlerini kutluyorum ... Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir

Facebook Yorum

Yorum Yazın