Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Mail: kursadalperen@live.nl

Orucu Kasten Bozmak

RAMAZAN ORUCUNU KASTEN BOZMANIN CEZASI?..

" ( Ey Muhammed!) Sen, sana vahyedilene sımsıkı sarıl. Şüphesiz sen, dos doğru bir yoldasın. Doğrusu bu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüttür. İleride ondan sorumlu tutulacaksınız." (Zuhruf Suresi, Âyetler 43, 44)

Toplumu, en çok meşgul edenlerden biriside, Ramazan orucunu kasten bozan kimsenin cezası mes'elesidir. Gününe gün kaza etmek midir, yoksa altmış gün ceza mı?

Bu hususta toplum bir hayli görüş ileri sürer ama, tatbikat yoktur!.. Din alimleri, fıkıhıçılar, ilmihal yazarları her biri bir fikir ileri sürer lakin tatbikat yoktur!.. Tabii ki, 60 gün artı bir gün daha toplam 61 gün oruç tutmak zor meseledir!.. Çünkü;

" Orucu kasten bozmanın da Kur'an'da verilmiş bir cezası yoktur. Bu konuda da kıyasla böyle bir sonuca varıldığı kanaatindeyiz. Orucunu bozarak Rasulullah'a gelen bir adama Peygamberimiz'in şöyle buyurduğu Ebu Hüreyre tarafından rivayet edilmiştir.

Oruçlu iken hanımına yaklaştığı için " ben mahvoldum ben mahvoldum" diyerek Rasulullah'a gelir. Peygamberimiz de O'na bir köle azad et" buyurur. Adam yapamam deyince, " O halde altmış gün oruç tut", Adam " Zaten oruç dolayısıyla bu iş başıma geldi tutamam" deyince, " Öyleyse altmış fakiri doyur" buyurur. Adam yine itiraz eder. Bu insanlar da bilir ki benden daha fakiri yok".

Peygamberimiz sükut eder. Sonra bir sepet hurma gelir. Peygamberimiz " Al bu hurmayı götür fakirlere dağıt" der. Adam " Ya Rasulallah benden fakirini bilmiyorum ki" deyince Peygamberimiz dişleri gözükünceye kadar tebessüm eder ve " Götür bunu ailenle birlikte ye" der.

Görülen o ki oruç bozmanın cezası üste bir sepet de hurma almak! Bu olayı hadis ciddiyetiyle bağdaşır bulmak mümkün değildir. . Böyle bir sözü Peygambere isnat etmekten Allah'a sığınırız.

Ancak oruç ve namaz gibi Allah ile kul arasında kalıp üçüncü şahışları ilgilendirimeyen ibadetlerde Allah dünyevi bir ceza koymamıştır. Bu ibadetler sevabı ve dolayısıyla Allah rızası için yapılır. Yapan ecrini Allah'tan alır yapmayan da mahrum olur artı ahirette hesabı sorulur. İşte bundan daha âlâ ceza mı olur?

Alimlerin konuya yaklaşımı hep kıyas yoluyla olmuştur. Namazı emredilenlerin birincisi, adam öldürmeyi de yasakların birincisi olarak almışlar ve adam öldürmenin cezasını namazı terk edene kıyas etmişlerdir. Yine orucu bozmayıı büyük günahlardan sayarak hata ile adam öldürmeye benzetmişler, tevbesinin kabulü için altmış gün oruç tutma cezasını uygun görmüşlerdir.

Yukarıda belirttiğimiz gibi ibadetlerde olay Allah'la kul arasında cereyan eden bir olay Allah'la kul arasında cereyan eden bir olay iken kıyas yapılanlarda ise kul hakkı, kamu hakkı ve Allah hakkı devreye girdiğinden aynı şeyler değildir. Aralarında illet benzerliği kurmak ise çok uzaktır. Bu nedenle diyoruz ki kıyas yapılmaz . Bunları yapan Allah'tan sevabını alır yapmayan ise mahrum kalır." ( Müslümanların sorunları,say. 482-483, H. Bülbül)

Netice olarak;

Din adamları bu konuda susmayı tercih etmektedirler. Ne demek altmış bir gün ceza orucu? Farçedelim ki, bir Müslüman nefsine hakim olamadı ve oruçlu iken hata işledi?

Yapılması gereken, bir daha tekrar etmemek üzere tevbe etmek, sonrasında ise bozmuş olduğu orucu gününe gün kaza etmektir. Oruç ayında kasten orucunu bozan kimse hem yemiş olduğu oruç borcundan kurtulur. Hem de tevbe istiğfar ederek Rabbinden af dilemiş olur.

Dolayısıyla, Müslümanları hata yapmıştır diye korkutmamak, ürkütmemek şiarımız olmalıdır. Çünkü, Hazreti Yunus bile hata yapmış, Hazreti Musa bile bir insanı katlederek cinayet işlemiş, ama yaptıkları tevbe istiğfar ederek günah yükünden kurtulmuşlardır.

Madem ki, bu ulu kapı kurtuluş ve necat kapısı, bizler niçin Allah'a af talebinde bulunmayalım?.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir

Facebook Yorum

Yorum Yazın