Ramazan Ayının Manevi ve Toplumsal Önemi
18 Şubat Çarşamba günü akşam kılacağımız Teravih namazıyla inşallah Ramazan’ı karşılayacağız. Aynı zamanda bu gece ilk sahurumuza kalkacağız. Bir ramazana daha kavuşmanın verdiği sevinçle Rabbimize hamd ediyor, bu ayı bize en güzel şekilde tanıtan sevgili Peygamberimize salât ve selam ediyoruz. Bu ayda şu duayı sık sık tekrarlayalım: “Ey Rabbimiz! Bizleri bu ramazandan en güzel şekilde istifade edenlerden eyle.” Peygamber Efendimiz her ramazanda tekrar ettiğimiz bir hadiste şöyle buyurmuştur: "Bu ay evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennemden kurtuluşa vesiledir " Ey Rabbimiz! Bizleri evvelinde rahmete nail olanlardan, ortasında mağfirete uğrayanlardan sonunda da cehennemden azat olanlardan eyle.
Ramazan ayı, İslam dünyasında manevi derinliği, paylaşma ruhu ve toplumsal dayanışmayı en yoğun şekilde hissettiren müstesna bir zaman dilimidir. Hicri takvime göre yılın dokuzuncu ayı olan Ramazan, Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı ay olması sebebiyle Müslümanlar için ayrı bir öneme sahiptir. Bu ay boyunca tutulan oruç, yalnızca bedensel bir ibadet değil; aynı zamanda sabrı, iradeyi ve nefis terbiyesini amaçlayan kapsamlı bir manevi eğitim sürecidir
Ramazan’ın en belirgin ibadeti olan oruç, imsak vaktinden iftara kadar yeme, içme ve bazı davranışlardan uzak durmayı içerir. Ancak orucun özü, sadece aç kalmak değildir. Asıl amaç; kişinin kendini kötü söz ve davranışlardan alıkoyması, empati duygusunu geliştirmesi ve kendini Allah’a daha yakın hissetmesidir. Bu yönüyle Ramazan, bireyin iç dünyasına yöneldiği, kendini sorguladığı ve manevi olarak yenilendiği bir aydır.
Bu ayda ibadet hayatı da belirgin şekilde canlanır. Beş vakit namazın yanı sıra kılınan teravih namazları, okunan mukabeleler, hatimler ve yapılan dualar, Ramazan gecelerine ayrı bir huzur katar. Özellikle Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlı kabul edilmesi nedeniyle büyük bir coşkuyla idrak edilir. Müslümanlar bu gecede tövbe eder, dua eder ve manevi kazançlarını artırmaya çalışır.
Ramazan ayının toplumsal boyutu da son derece güçlüdür. İftar sofraları, aile bireylerini ve dostları bir araya getirirken; paylaşma ve yardımlaşma duygusunu pekiştirir. Zekât, fitre ve sadaka gibi ibadetler, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılarak toplumsal adaletin güçlenmesine katkı sağlar. Bu yönüyle Ramazan, sadece bireysel değil, toplumsal bir arınma ve dayanışma sürecidir.
Ayrıca Ramazan, hoşgörü ve sabır ayı olarak da bilinir. İnsanlar bu dönemde daha anlayışlı olmaya, kırıcı davranışlardan kaçınmaya özen gösterir. Günlük hayatın telaşı içinde ihmal edilen değerler; sevgi, saygı ve merhamet, Ramazan ayıyla birlikte yeniden ön plana çıkar.
Sonuç olarak Ramazan ayı, insanın önce yüce Allah, sonra kendisi ve çevresiyle ilişkilerini gözden geçirdiği, manevi ve ahlaki değerlerini güçlendirdiği özel bir zaman dilimidir. Oruç, ibadet ve paylaşma ekseninde şekillenen bu ay, bireylere daha şuurlu, daha duyarlı ve daha huzurlu bir yaşamın kapılarını aralar.
Ramazan ayı, insanın kendisiyle baş başa kaldığı, iç dünyasını dinlediği özel bir zamandır. Gün doğumundan batımına kadar süren oruç, sadece aç kalmayı değil; sabretmeyi, paylaşmayı ve nefsini kontrol etmeyi öğretir. Bu ayda zaman daha yavaş akar, kalpler daha yumuşak olur.
İftar sofraları Ramazan’ın en sıcak anlarıdır. Aynı sofrada buluşan insanlar, lokmalarını ve duygularını paylaşır. Yoksulu hatırlamak, bir başkasının derdiyle dertlenmek bu ayda daha anlamlı hale gelir. Küçük bir yardım, samimi bir dua bile büyük bir değer kazanır.
Ramazan, insanı kötülüklerden uzaklaştıran, iyiliğe yaklaştıran bir yolculuktur. Bu yolculuk sonunda kişi hem ruhen hafiflemiş hem de kendine daha dürüst hale gelir. Ramazan, takvimde yer alan bir aydan öte, insanın kalbine dokunan bir öğretmendir.
Ramazan Medeniyeti, sadece bir ibadet ayını değil; zaman, mekân, insan ve ahlâk etrafında şekillenmiş köklü bir hayat anlayışını ifade eder.
Ramazan ayının kalplerimize huzur, hanelerimize bereket, ailemize, ülkemize ve İslâm âlemine hayırlar getirmesini diliyor, bu mübarek ayı, insanlığın hidayet ve iyiliğine, yeryüzünün barış ve huzuruna vesile kılmasını Cenâb-ı Hak’tan niyaz ediyorum. Tutacağımız oruçların, kılacağımız namazların, vereceğimiz fitre, zekât ve sadakalarınızın yüce Allah nezdinde makbul olması dileklerimle Ramazan ayınızı tebrik ederim.
Fahri SAĞLIK
Emekli Müftü

































Facebook Yorum
Yorum Yazın