Abdullatif Acar

Abdullatif Acar

Mail: acarabdullatif@hotmail.com

SELAM'DAN NİYE KORKUYORLAR? 

Bir insan cahil olur, cahil olduğunu bilirse problem olmaz. Cehaletinde ki kusurlarını iyi niyeti ve masumiyeti bir yönüyle temizler.

Öyleleri  var ki; bilmediğini de bilmez ya da bildiği halde hakikati bile bile gizler ve cehaletleri katmerleşir. İşte asıl tehlikeli ve cahil olanlar bunlardır.

Bunlar masum olmadığı gibi en ahmak olanlardır.

İslam dini gelmeden önceki Cahiliye dönemine bu ismin verilmesinin asıl sebebi de bunlardır.

Hakkı bile bile inkar eden, gizleyen, hak ile mücadeleye girişen, kendi menfaatlerinin ellerinden gideceğinden korkan bunlar...

Modern cahiliye döneminin  temsilcileri günümüzde  bir hayli fazla. Ebu cehillerin, Firavunların, Nemrutların torunları bu guruh her fırsatta İslam'a kin kusuyor, din, diyanet dendi mi renkleri değişiyor, öfkeden ne söylediklerini ve nasıl söyleyeceklerini bile bilemiyorlar.

Bu mütezellerden bir tanesi malumunuz,  Can Ataklı denen sözde gazeteci ve televizyoncu...

En son olarak müslümanların selamına kafayı taktı.

Söylediği her söz cehaletini ikrar etmenin yanında İslam düşmanlarının korkusunu da itiraf eder mahiyetteydi.

Yok efendim selam vermeye ne gerek varmış. Çocuklara bile öğretiyorlarmış. Şimdi moda buymuş. Onun yerine günaydın denseymiş.

Selam bilmem kimlerden kalmaymış. Yahudilere selamın ne olduğunu sormalıymışız. Arapça niye söyleniyormuş. Kendisi vermezmiş.. Bir sürü zırvalık..

 Selamdan niye bu kadar korkuyorlar!? Çünkü karanlıktan hoşlanıyorlar, kendi saadetlerini insanlığın huzursuzluğu üzerine inşa etmekten başka çarelerinin olmadığına kendilerini inandırmışlar.

 Her şeyde önce barış, rahatlık, esenlik demek olan selam, bir terim olarak da Müslümanların karşılaştıkları zaman kullandıkları esenlik dileğini ifade eden özel sözlerden ibarettir ve Allah'ın emri, Peygamber'in sünnetidir.

 

 Selamlaşma, taraflardan birinin diğerine “Selamün aleyküm” ( Allah'ın selâmı, esenliği sizin üzerinize olsun) demesi; diğerinin ise, “Ve aleyküm selâm ve Rahmetullahi ve berakatühü” (Allah'ın selamı  rahmeti, bereketi sizin de üzerinize  olsun) şeklinde cevap vermesi şeklindedir.

 Yüce Allah buyuruyor ki:

 Size bir selâm verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı ile karşılık verin.” (Nisa, 86)

 Peygamber Efendimiz de;

 “Amellerin hangisi daha hayırlıdır” diye soran kimseye “Yemek yedirmen ve tanıdığına-tanımadığına selam vermendir.” (Buhârî, İman, 18) buyurmuştur.

 Başka bir hadisinde ise;

 "Siz iman etmedikçe cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de gerçek anlamda iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi sevebileceğiniz bir şeyi söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız.” (Müslim, İman, 22, no: 93) buyurarak selamı iman ile irtibatlandırmıştır

Müminleri bir birine bağlayan, birlik ve beraberliğin tesisin de en önemli unsurdur selam.

 Selam, Mümin ile münafık ve kafiri ayıran bir ayraç gibidir. Onun eleğinden geçer, onun verdiği rütbeyle safımızda yerimizi alırız.

 Onunla kendimize gelir, onunla kardeşlerimize değer vermiş oluruz.

 Selamsız sabahsız olmanın yıkımlarını bilen bu ümmet onunla ilişkileri düzene koyar, onun feyiz ve bereketiyle kalplerini bir birlerine açarlar.

  Selam, müminin mümin hakkında ki duasıdır.

 Selam güvenlik teminatıdır; benden sana zarar germez sözüdür.

 Paroladır; dost düşmanı belli eden en önemli işarettir.

 Selam sıradan bir söz değildir; islamın bir emri Allah'ın esmasından bir ismidir.

 "Önce selam sonra kelem" Nebevi uyarısı selamsız başlanılan kelamın hayır getiremeyeceğini telkin eder.

 Kalpleri yumuşatan, katılığı gideren bir sözdür selam.

 Selam, tanışmaya ve kaynaşmaya vesiledir; tanıdığınızla aranızda ünsiyet peyda etmeye, tanımadığınızla tanışmaya vesiledir.

 Selam emanettir, müminin Mümin üzerinde ki hakkıdır.

 Selam, huzur, sevinç ve esenliğe davettir. Bu nedenle selam sıkıntıları bertaraf raf eden, huzur ve güvene kapı aralayan bir anahtar gibidir.

 Cennetin bir ismi de Darü's selam yani selam yurdudur. Onun için selam veren, selam alan Mümin hayatını selam üzere inşa ederse cennete nail olur.

 Toplumu yakıp kavuran, nice düşmanlıklar sebep olan, kinin, nefretin izale olmasına, eriyip yok olmasına vesile olan sihirli bir söz gibidir.

 Nice açılmaz kapıları aralayan, onarılmaz yıkıntıları onaran, iyileşmeyen yaralara merhem olan da yine selamdır.

 En hayırlı olmanın yolunun ilk olarak  selam vermekten geçtiğini bildiren Allah rasülünün hayatını mükemmel hale getiren O'nun, selamı ahlakın en önemli bir unsuru gördüğündendir.

  Günaydın, Tünaydın bilmem ne aydın sözleri batıdan ithal edilen, selamı gölgelemek, onu itibarsızlaştırmak için uydurma sözlerdir. Bu nedenle bunları selamla kıyaslamak en büyük haksızlık ve zulümdür.

  Selamla ilgili söylenecek daha çok söz var; anlayanlar için tabi ki!

  Anlayışı kıt, art niyetli, İslami değeri kendi çukurlarında kirletmeye çalışan, fikir ve düşüncelerine adam devşirme gayreti içerisinde salya sümük saldırılarla, insanların kafasında soru işaretleri oluşturmaya uğraşan malum şahıs gibi nice inançsız insanlar İslam'a olan düşmanlıklarını bile münafıkane, ve cahilce söz üslüp ve davranışlarla yerine getiriyorlar..

  Son sözüm böyleleri için:

  Kininizde boğulacaksınız inşallah!

  Hesap günü bu davranışlarınızın hesabını teker teker vereceksiniz..

  Selam ve dua ile...

Makale Yorumları

  • Ahmet su03-07-2021 06:10

    Allah razı olsun hocam kalemine diline sağlık

Facebook Yorum

Yorum Yazın