ŞEN OLASIN AFŞİN İL'İ, İÇİNDE YEMLİHAM KALDI!
" Onlar ( ölüm uykusuna) yattıkları halde sen onları uyanık sanırdın; dahası, Biz onları bir sağa bir sola döndürüp duruyorduk. Köpekleri ise girişte ön ayaklarını yaymış öylece duruyordu: Eğer onların üzerine çıkagelseydin, kesinlikle dönüp ardına bakmadan kaçardın, zira bu ( manzaradan dolayı içini bir ürperti kaplardı." ( Kehf sûresi, âyet 18)
Âyeti kerimenin yorumu şöyledir:
" Rukûd, " uykuya yatmak" ya da mecazen " ölmeye yatmak" . Kur'an'da aynı kökten türetilen merkad, " kabir" anlamında kullanılır. Unutmayalım ki bu mucizevi olay, ölümden sonra dirilişe bir örnek olarak gösterilir.
Bir yoruma göre: " açık gözlerinden dolayı " Olayın Kur'an'daki anlatımı içerisinde uykuyla tek bağlantısı bu eykâzan ( uyanık) kelimesidir ve bu da gerçek bir durumu değil, bir sanıyı, bir yanılsamayı ifade eder. Zaten " sanırdın" ile kastedilen budur.
Böylesine sıradışı bir olayda, çürümemesi için cesetlerin " Bir sağa bir sola döndürüldüğünün " dile getirilmesi dikkat çekicidir. Bütününe bakıldığında olağanüstülüğü ve mucizevi oluşu açık olan böylesi bir olayda, bu bütünü oluşturan parçaların tabiat yasalarına uygun olduğunun vurgulanması, Allah tarafından eşya için konular yasaların, yine O'nun tarafından gerçekleştirilen " mucizevi olaylar" için de cari olduğunun dikkat çekici bir örneğidir.! ( Kur'an-Meal-Tefsir)
Ayeti kerime de vurgulandığı gibi, aziz peygamberimiz Hz. Muhammed(sav)'in dikkati çekilmektedir. Kendisine bu hususta soru soran müşrikleri ilzam etmek, bilgilendirmek için Ashab-ı Kehf erlerinin yaşadıkları, içinde bulundukları manzarayı, ortamı ifade etmek için verilen aydınlatıcı biilgilerdir.
Bir kere düşünmeliyiz ki, tam tamamına üç yüz dokuz yıl uyumuşlar, bir o yana, bir bu yana döndürülerek çürümemeleri mucizevi olarak gösterilmiştir. İnsan aklının, dimağının iflas etmiş olduğu ilgi çekiçi, hayrete düşürücü bir manzaradır.
Kitap ehli Yahudilerin sair insanların öne sürdükleri sorulara verilen tatmin edici, doyurucu ve ikna edici cevaplardır. Bu vesile ile , Ashab-ı Kehf erlerinin isimleri, yaşadıkları garip manzara günümüz dünyasına kadar sarkmış, bundan sonrada sarkmaya devam edecektir.
Örneğin, " Yemliha" ismi bile bölgemizde yaygın bir isimdir.Şairlerin deyişlerine, beyitlerine nakarat olmuş ve ilham olmuştur. Afşin'in dillere destan ozan ve şairi Mahzuni babanın sazının telinde berraklaşmış, o tatlı namesiye gönülleri okşamıştır.
Bu kutlu ses Afşin insanlarını coşturduğu gibi, Atlas dağı ile, Göz pınarı ile, Hurman çayı ile tanıtıcı pozisyona girmiş, name name gönül dünyamızı okşamıştır.
Bu vesile ile, Afşin Gönül Der'li dostlarımız adına sayın Hüseyin Bozkurt, Afşin Haber Merkezi sahibi ve Müdürü Halil Demir bey, işlerinden, güçlerinden ve mesaiilerinden fedakarlık yaparak Ashab-ı Kehf'in yedi kahramanını tanıtmak için diyar diyar gezer olmuşlardır.
Bu vesile ile, kendileri ile gurur duyuyor, başarılarının devamı için dualarımızı eksik etmiyoruz.. Binaenaleyh, Afşin İlçemiz, bu sayede K. Maraş'ın en güzel, mümtaz bir kültür merkezidir. Uzaktan, yakından K. Maraş'a teşrif buyuran misafirlerimize tanıtıılacak, gezilecek bir mekan olarak ilk defa Afşin Asbab-ı Kehf makamı salık verilmektedir.
Ashab-ı Kehf'e teşrif eden misafirlerimiz, böylesi bir makamda doyurucu, tatmin edici harikülade bilgilerle karşılaşıyor, tatmin oluyor, kendilerine bu bölgeyi görmekte, " Niçin geç kaldık?" sigasıyla kendi kendilerini sorguluyorlar.
Ashab-ı Kehf'in konumu, tabii atmosferi görenleri hayran bırakıyor, tekrar tekrar yeniden bu ulvi manzarayı yaşamak için kendi kendilerine söz veriyorlar.
Elbette ki, Ashab-ı Kehf makamı tarihi ile, Kur'anî verileriyle asırlara hitap eden bir makamdır. Romalılardan tutunda Selçuklulara, Osmanlılara ve Türkiye insanlarına dolu dolu bir tarih bilgisi sunuyor ve sunmayada devam edecektir.
Netice olarak;
Yedi Uyurlar tarihi kıssası, Rasulullah (sav), döneminde inanmayanları, inkarcıları dize getirmiş olduğu gibi, bundan sonraki dönemde de insanlar bu diyardan nasiplenecek, bilgi sahibi olacaklar, ülkemiz insanları Ashab-ı Kehf'i bölük bölük görmek için, ziyaret etmek için teşrif edecekler, kalpleri mutmain olarak yeniden gelmeyi planlayıp, köylerine, İl'lerine döneceklerdir.
Bu sebepledir ki, bu bölgenin meşhurları Yemliha'larını, Meksen'lerini, Tebernuşları, Mernuş'larını yalnız bırakmayalım. Onlarla bir olalım, onların manevi atmosferinden müstefid olarak Kur'anî ve tarihii merakımız daha yoğunlaşmış olsun, onların dünyaları ile bir ve beraber olalım.
Bu vesile ile, varmısınız Yemliha'yı tanımaya, Yuhannes'i bilmeye ve öğrenmeye?.. Çünkü, Yuhannes Hz. İsa'nın on iki yiğit havarisinden birisidir. Mezarı veya başka bir ifadeyle merkad'ı hali hazır Antakya Habib-i Neccar camiisinin avlusundadır. Makamı cennet olsun!..
Kim bilir, belki Yuhnnes hazretleri Afşin'a gelmemiş olsaydı, Efsus'un yedi imanlı genci Rabbi bulamaycak, hakka ulaşamayacak, Ashab-ı Kehf makamında üç yüz dokuz yıl uykuya dalmayacaktılardı?!..
Umarız ki, yeni yeni şairler, edipler, aşıklar Ashab-ı Kehf'i üzerine şiir yazarlar, kalemlerini makale yazmak için çalıştırırlar, Afşin'in, tarihini, kültürünü ve coğrafi güzelliklerini yazmış olurlar.. Selam ve dua ile..
Şerafettin Özdemir


































Facebook Yorum
Yorum Yazın