Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Mail: kursadalperen@live.nl

ÜÇ MAYIS TÜRKÇÜLER GÜNÜ YAŞAMALIDIR!..

Üç mayıs günleri denince hemen akıllara, sorgulama, soruşturma ve icbar gelmektedir. Türk'üm bile diyememe, Türklükten korkma ve çekinme senaryoları gelmektedir.

Şu gün bile hali hazır, Hüseyin Nihal Atsız hocayı bilmemekte, anlamakta zorluklar yaşamaktayız!.. Hüseyin Atsız hocanın arkadaşlarına ne demeliyiz?.. Tamamı birer kahraman insanlardır!..

O günün devri istibdadında zoorluklar yaşamış, kodeslere atılmış, mevki ve makamlarından edilmiş yirmi üç tane babayiğit ve kahraman insanlar!..

Söz konusu kahramanların suçları ise, " Türk'üm" diyebilme anlayışıdır!.. Rahmetli Türkeş'in konu ile ilgili kitabını okumak, deşifre etmek ve günümüz dünyasına sarkıtmak lazımdır.

Rahmetli Türkeş, sanki günümüz dünyasını biliyormuş gibi, yaşıyormuş gibi bir hengamenin içersinde bulunmuş, arsızlığın, hırsızlığın, utanmazlığın kol gezdiği bir dünyayı yaşıyormuş gibi o günü, günümüz dünyasına taşımıştır..

Dünkü tarihlerde, yani, l944 yıllarında neslimiz, " Türk'üm" diyemiyor, Türklükten utanıyordu. Öylesine ithamlarla, töhmetlerle yüz yüze geliyor, sorgulanıyorlardı ki, bu gün bile o günlerden utanmamak, haya etmemek, hicap duymamak mümkün değildir..

Bu gün bile, bir kısım utanmazlıklar sergileniyor, hırsızlık yapmak yüz akı, edepsizlik yapmak şeref, eş değiştirme onur, devlet malını, milletin alın terini söğüşlemek iftihar vesilesi olmaktadır.

Hüseyin Nihal Atsız hoca, dini bilgileri mükemmel, aklı kullanan, akıl dışı teferruatı akılsızlık olarak nitelemiş bir hocaydı!.. Ömrünün sonuna kadar bu inanç ve prensible yaşamış, hurafeye, çağ dışı şeylere prim vermemiş bir aydın hoca idi!..

Bunun içindir ki, işte o günlere " Tabutluk" ismi verilmiş, bir avuç gencin yaşamlarında, görüşlerinde, düşüncelerinde büyük zorluklar yaşanmıştır.

Peki, bu gençlerin suçları ne idi?.. Türk'üm demek, Türk gibi yaşamak, Türklüklerini korkusuzca söylemekti. Onun içindir ki, mahkeme heyet başkanı Generalin " Evladım bende Türk'üm" diye feryat etmesi bu gün bile kulaklarımızda çınlamaktadır!..

Ne acı ki, halimiz, pür melalimiz heykel yapma adına Makarios'un heykelinden istimdat umanlarla, eşek heykeline tapınanlarla, sanat adına bunlarla iftihar edenlerle, diğer taraftan, atamız Fatih Han'ın türbesine "el kıçta" tekmelercesine yürümekle meşgul olanların dünyasında yaşamaktayız.

Eş değiştirme, devlet ve millet malını çar çur etmeler, bizleri, inananları canından bezdirmiş bir ahva liçersindeyiz. Hali hazır bir kısım hödükler, menfaatperest kimseler, bunları normal karşılamakta, eş değiştirmekte, uçaklarda zevkü sefada, uçkur senaryolarında bir iğrençlik görmemektedir.(!)..

İşte, Üç Mayıs Türkçüler günü, bu günleri görürcesine, bilircesine direnmişler, Sabataizmin neşvü nema buulmaması için, uğraşmışlar, inkara karşı direnmişler, canlarını feda ederek, makam ve mevki, saltanat ve rütbe ve mansıp düşünmemişlerdir.

Netice olarak;

3 Mayıs Türkçüler gününü candana alkışlıyor, o kahramanların ruhlarını taziz ediyor, makamlarının cennet olmasını temenni ediyorum.

O kahramanlar ki, direndiler, zulme ve istibadada karşı direndiler, dinsiz sola, LGBT'ye karşı direndiler, nihilizme karşı diendiler, direnmelerinin faydasını da bugün görmüş oldular, yaşar oldular.. Nereden anlıyor ve biliyoruz?..

Sabaistçe fikirler, seslerini yükseltmiş olsalarda, azınlıkta kalmışlar, ezan karşısında, din ve iman davası karşısında bir hiç mesafesinde kalmışlardır.

İstibdat yanlısı çömezler, bu gün bile, hızlarını alamayarak ölülerin mezar başlarında bile içerek, sarhoş olarak kendi kendilerinden geçmektedirler. Geriye arta kalan kadehlerinin artıklarını mezar sahibinin tepesine tepesine boca etmektedirler. Bunların demiş oldukları söz, " Hoşgörü", "Hümanizma" ve Nihilizmdir..

Yüce Rabbimiz, her türlü Masonik fikre fırsat vermesin. 3 Mayısı bayramlaştıran ruhları da cennetiyle, cemaliyle kaim eylesin!.. Selam ve dua ile...

Şerafettin Özdemir

Facebook Yorum

Yorum Yazın