Kurban Vaazı

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Kurban Vaazı
Kurban İbadetinin Önemi ve Kurban Bayramı Vaazı

Müslümanların, Kurban Bayramı günlerinde ibadet niyetiyle, Allah rızası için kurban kesmeleri bir vecibedir.

     Allah Teala Kevser suresinde şöyle buyuruyor

إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ {1} فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ {2} إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْأَبْتَرُ {3}

 “Sana çok şey verdik.  Öyleyse, (Sadece Rabbin için namaz kıl ve dua et), Kulluğu sadece Rabbin için yap ve kurbanı onun için kes.  Asıl senden nefret eden, arkasından gidecek kimsesi olmayandır.”  (Kevser108/ 1-3)

      Kevser Suresi Mekke’de inmiştir. Allah, Kurban kesmeyi bu surede açıkça emretmektedir. Müslümanlar Mekke’de iken de kurban kesiyorlardı. Çünkü Kurban kesme, bütün ümmetlerde bilinen ve yapılan bir ibadetti.

      Bütün ümmetlerde kurban kesme ibadeti, Allah’ın bir emridir. Allah ibadet şekillerini bütün peygamberlere bildirmiş. Mekke’de Müşrikler putlara ve putlar adına kurban keserken, Müslümanlar ise, sadece Allah için kurban kesiyorlardı.  Çünkü, Kurban kesme ibadeti, diğer ibadetlerle beraber, geçmiş ümmetlerde olduğu gibi, Ümmeti Muhammed içinde emredilmiş bir ibadettir. Allah Teala Şura suresinin 13. ayetinde şöyle buyuruyor;

شَرَعَ لَكُم مِّنَ الدِّينِ مَا وَصَّى بِهِ نُوحاً وَالَّذِي أَوْحَيْنَا إِلَيْكَ وَمَا وَصَّيْنَا بِهِ إِبْرَاهِيمَ وَمُوسَى وَعِيسَى أَنْ أَقِيمُوا الدِّينَ وَلَا تَتَفَرَّقُوا فِيهِ كَبُرَ عَلَى الْمُشْرِكِينَ مَا تَدْعُوهُمْ إِلَيْهِ اللَّهُ يَجْتَبِي إِلَيْهِ مَن يَشَاءُ وَيَهْدِي إِلَيْهِ مَن يُنِيبُ

   «Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin» diye Nuh'a emrettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye ettiğimizi Allah size de din kıldı. Fakat kendilerini çağırdığın bu din, Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allah dilediğini kendisine peygamber seçer ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir”.

 

      A-  KURBAN NEDİR:

 

     1 – Kurban sözlükte; "yaklaşmak, yakın olmak" anlamında mastar olan kurbet (karabet)ten gelir.  İsim olarak da "yakınlık, akrabalık" manası¬na gelir. Kurban; Kişiyi; fiil ve davranış anlamında Allah'a yaklaştıran bir terimdir. 

          Sözlükte yaklaşmak anlamına gelen kurban, Allah'a yaklaşmayı ve Müslümanların, Allah yolunda mallarını feda edilebileceklerini, Allah'a teslimiyetlerini ve şükrü ifade eder .

      2- Kurbanın Istılah yani Dini anlamı ise; Muayyen bir vakitte, muayyen bir hayvanı ibâdet maksadıyla usûlüne uygun olarak kesmektir. 

    Buna göre Kurban; İbadet amacı ve sevap kazanmak niyetiyle, belli şartları taşıyan bir hayvanın Kurban Bayramı günlerinde usulünce kesilmesine ve bu maksatla kesilen hayvana verilen isimdir.   

    Diğer bir ifadeyle Kurban; Allah’ın vermiş olduğu imkânlar ve nimetler karşılığında, sırf Allah’ın rızasını kazanmak için, Onun emrine uyarak, Dinen Kurban kesilmesi caiz olan hayvanlardan bir hayvanı, kurban niyeti ile Kurban bayramı günlerinde kesmektir.

     Allah Teala Kevser suresinde şöyle buyuruyor;

إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ {1} فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ {2} إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْأَبْتَرُ {3}

      “Sana çok şey verdik.  Öyleyse, (Sadece Rabbin için namaz kıl ve dua et), Kulluğu sadece Rabbin için yap ve kurbanı onun için kes.  Asıl senden nefret eden, arkasından gidecek kimsesi olmayandır.” (Kevser108/ 1-3).

    

                   B- KURBANIN TARİHİ

     Kurban Bayramında Kurban kesme ibadeti, Adem peygamber zamanından beri bilinen ve her ümmet’te, İnanan insanlar tarafından yerine getirilen bir ibadettir. Bunu bize Allah bildiriyor.

    Adem a.s.’ın iki oğlunun Allah’a Kurban sunumlarını, Allah şöyle bildiryor:

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ ابْنَيْ آدَمَ بِالْحَقِّ إِذْ قَرَّبَا قُرْبَاناً فَتُقُبِّلَ مِن أَحَدِهِمَا وَلَمْ يُتَقَبَّلْ مِنَ الآخَرِ قَالَ لَأَقْتُلَنَّكَ

قَالَ إِنَّمَا يَتَقَبَّلُ اللّهُ مِنَ الْمُتَّقِينَ

    “Onlara Adem’in iki oğluna ait şu gerçek olayı anlat. Bir gün Allah’a birer kurban sunumunda bulunmuşlardı da, birininki kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti. (Sunusu kabul edilmeyen) “Seni kesinkes öldüreceğim“ dedi. Öteki “Allah sadece kendinden çekinenlerin kurbanını kabul eder.“ dedi. (Maide 5/27)

 

          C-  HER ÜMMETTE KURBAN İBADETİ VARMIYDI:

        Bütün ümmetlerde kurban kesme ibadeti, Allah’ın bir emridir. Kurban kesme ibadetinin var olduğunu bizzat Allah bildirmektedir. Hac Suresi 34. ayetinde, Allah Teala şöyle buyuruyor:

وَلِكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنسَكاً لِيَذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَى مَا رَزَقَهُم مِّن بَهِيمَةِ الْأَنْعَامِ فَإِلَهُكُمْ إِلَهٌ وَاحِدٌ فَلَهُ أَسْلِمُوا وَبَشِّرِ الْمُخْبِتِينَ

      “Biz, her ümmete Kurban kesmeye uygun hayvan cinsinden, kendilerine rızık olarak verdiklerimiz üzerine, Allah'ın adını ansınlar diye, kurban kesmeyi gerekli kıldık. O halde, İlâhınız, bir tek İlâh'tır. Öyleyse, O'na teslim olun. O samimi ve mütevazi insanları müjdele!” .  

Hac surenin, 67. ayetinde Allah Teala şöyle buyuruyor.

لِكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنسَكاً هُمْ نَاسِكُوهُ فَلَا يُنَازِعُنَّكَ فِي الْأَمْرِ وَادْعُ إِلَى رَبِّكَ إِنَّكَ لَعَلَى هُدًى مُّسْتَقِيمٍ

     Biz, her ümmete, uygulamakta oldukları bir ibadet tarzı gösterdik. Öyle ise onlar yani ehl-i kitap, bu işte seninle çekişmesinler. Sen, Rabbine davet et. Zira sen, gerçekten dosdoğru bir yoldasın.”  .

    Bu iki ayette Allah, Her ümmete dediğine göre, hiçbir ümmet dışarıda kalmadan her ümmete Kurban kesmeyi, Kurban kesme zamanını ve ibadet şekillerini öğretmiştir.

    Demek ki aynı hükümleri bütün Peygamberlere vermiş ancak, bu hükümlerden bazılarını, bakara Suresinin 106. ayetinde ifade edildiği üzere, Allah’ın gönderdiği son Kitap olan Kur’an’da, ya değiştirmiş veya hafifletmiştir.

   Geçmiş miletler, Peygamberlerinin vefat ederek aralarından ayrılmalarından sonra, Allah’ın bir kısım hükümlerini, değiştirmiş ve unutturmuşlardır. Allah, son indirdiği kitabı olan Kur’an ile, kıyamete kadar asla değişmeyecek olan Hükümlerini, kendi kitabı olan Kur’an’da sabitleştirmiştir. Kurban kesme emri’de bunlardan birisidir.

    Tevrat ve Kur'an'da belirtildiğine göre, Musa a.s. za¬manında, Allah’ın talimatlarına uyacaklarına dair, İsrâil oğullarından kesin söz alınmıştır. İsrailoğullarının; sağ¬lam, kusursuz ve üzerine hiç boyunduruk binmemiş olan ve kendilerinin Apis diye isimlendirdikleri bir sığırı, Allah rızası için kurban etmeleri istenmiştir.  Ancak bunlar bu emri yerine getirmemek için, çeşitli yollara baş vurmuşlardır. . Diğer konularda olduğu gibi, bu kurban konuısusnda da hileli yollara başvurmuşlardıe. Bu durum bütün insanlara ibret olması bakımından, bakara Suresinin; 67-71. ayetlerinde, açıkça bildi¬rilmiştir. Allah Teala şöyle buyuruyor;

وَإِذْ قَالَ مُوسَى لِقَوْمِهِ إِنَّ اللّهَ يَأْمُرُكُمْ أَنْ تَذْبَحُواْ بَقَرَةً قَالُواْ أَتَتَّخِذُنَا هُزُواً قَالَ أَعُوذُ بِاللّهِ أَنْ أَكُونَ مِنَ الْجَاهِلِينَ {67}  قَالُواْ ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لّنَا مَا هِيَ قَالَ إِنَّهُ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٌ لاَّ فَارِضٌ وَلاَ بِكْرٌ عَوَانٌ بَيْنَ ذَلِكَ فَافْعَلُواْ مَا تُؤْمَرونَ {68} قَالُواْ ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا لَوْنُهَا قَالَ إِنَّهُ يَقُولُ إِنّهَا بَقَرَةٌ صَفْرَاء فَاقِـعٌ لَّوْنُهَا تَسُرُّ النَّاظِرِينَ {69} قَالُواْ ادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُبَيِّن لَّنَا مَا هِيَ إِنَّ البَقَرَ تَشَابَهَ عَلَيْنَا وَإِنَّا إِن شَاء اللَّهُ لَمُهْتَدُونَ {70} قَالَ إِنَّهُ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٌ لاَّ ذَلُولٌ تُثِيرُ الأَرْضَ وَلاَ تَسْقِي الْحَرْثَ مُسَلَّمَةٌ لاَّ شِيَةَ فِيهَا قَالُواْ الآنَ جِئْتَ بِالْحَقِّ فَذَبَحُوهَا وَمَا كَادُواْ يَفْعَلُونَ

 

   “ Bir gün Musa milletine demişti ki: “Allah size bir sığır kesmenizi emrediyor”. "Sen bizimle eğleniyor musun?" dediler. O da; "Kendini bilmez biri olmaktan, Allah'a sığınırım" dedi.

    Dediler ki: "Bizim için Rabbine sor, o nasıl bir şeydir, bize açıklasın". Dedi ki: "O bir sığırdır, diyor; ne yaşlı, ne körpe; ikisinin ortası bir şey. Haydi, verilen emri yerine getirin!"

   "Bizim için Rabbine sor, o ne renktir, bize açıklasın" dediler. Dedi ki: "O, sarı bir sığırdır, diyor; sapsarı renkte. Görenlere zevk verir”.

      "Bizim için Rabbine sor, o nasıl bir şeydir, bize iyice açıklasın! Bize göre o özellikler birçok sığırda var. Allah iyice açıklarsa biz onu buliriz" dediler. Dedi ki:”O bir boğadır” diyor. "Ne koşulup toprağı sürmüş, ne de ekin sulamıştır. Sapasağlam! Hiç alacası da yok”. "Tamam! Şimdi doğru bilgiyi getirdin, dediler”. Nihayet onu kestiler. Neredeyse yapmayacaklardı.” (Bakara 2/67-71)

     Dedi ki:”O bir boğadır” diyor. "Ne koşulup toprağı sürmüş, ne de ekin sulamıştır. Sapasağlam! Hiç alacası da yok” "Tamam! Şimdi doğru bilgiyi getirdin, dediler”. Nihayet onu kestiler. Neredeyse yapmayacaklardı.” (Bakara 2/67-71)

       Eski Mısır kenti Memfis’te Apis adı verilen bir boğaya tapılırdı. Yukarıdaki ayetlerde Apis özelliğine sahip bir boğanın kesilmesi emredilmiş,   bu olayla bu inançlarının batıl olduğu bildirilmiş ve böylece o batıl inancın ortadan kaldırılması hedeflenmiştir.

      Kur’an’da olduğu gibi Tevrat'ta da, Kurbanlık olan hayvanlar sadece; “EN’AM” diye isimlendirilen: Deve, sığır, keçi ve koyun cinsleri olan hayvanlardan olacağı, açıkça bildirilmiştir.

     kurban olarak özellikle Apis diye isimlendirilen sığırın kesilmesinin emredilmesinin özel bir sebebi vardır. Onlar; Onu tanrı olarak kabul edip ona tapmaya başlamışlardı. Özellikle taptıklarının kesilerek ortadan kaldırılmasıyla, Allah’tan başka ibadet edilecek ve tapılacak hiçbir şeyin olmadığı ve Allah’tan başka ilah diye taptıklarının batıl olup, hiçbir değerlerinin olmadığını ortaya koymuştur.

 

D-        KURBAN HANGİ HAYVANLARDAN OLUR:

 

     Kurban, bütün peygamberlerin ümmetlerinde, şu dört sınıf hayvandan olur. Başka hayvanlardan olmaz. Çünkü Kurban edilecek hayvanların “EN’AM”dan olmasını Allah emrediyor. En’am’ın; ne demek olduğunu Allah kendisi bildirmiştir.

        Hac Suresinin 34. ayetinde, Allah Teala şöyle buyuruyor:

وَلِكُلِّ أُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنسَكاً لِيَذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَى مَا رَزَقَهُم مِّن بَهِيمَةِ الْأَنْعَامِ فَإِلَهُكُمْ إِلَهٌ وَاحِدٌ فَلَهُ أَسْلِمُوا وَبَشِّرِ الْمُخْبِتِينَ

      “Biz, her ümmete Kurban kesmeye uygun hayvan cinsinden, kendilerine rızık olarak verdiklerimiz üzerine, Allah'ın adını ansınlar diye, kurban kesmeyi gerekli kıldık. O halde, İlâhınız, bir tek İlâh'tır. Öyleyse, O'na teslim olun. O samimi ve mütevazi insanları müjdele!” .  

       Bu ayete göre Kurban Kesilecek hayvanların mutlaka EN’AM cinsinden olması gerekir.

       EN’AM olan hayvanlar şunlardır:

1-Deve, 

2-Sığır (Manda da sığır cinsi sayılmaktadır.),

3-  Koyun,

4-  keçi.  

       Kurban, sadece bu hayvanlardan ve bunların hem erkeklerinden hemde dişilerinden kesilir. Bu durumu Allah,  En’am Suresinin 143. ayetinde Erkekli ve dişili, Sekiz çift olarak zikretmektedir.

Allah Teala şöyle buyuruyor.

ثَمَانِيَةَ أَزْوَاجٍ مِّنَ الضَّأْنِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْمَعْزِ اثْنَيْنِ قُلْ آلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ أَمِ الأُنثَيَيْنِ أَمَّا اشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ

أَرْحَامُ الأُنثَيَيْنِ نَبِّؤُونِي بِعِلْمٍ إِن كُنتُمْ صَادِقِينَ

      “Bunlar Sekiz eştir; koyundan iki, keçiden iki. De ki: “Allah iki erkeği mi, iki dişiyi mi, yoksa dişilerin dölyataklarındaki yavruları mı haram kıldı? Eğer doğru kimselerseniz bilerek söyleyin."  . Gene En’am suresinin 144. ayetinde de, Allah Teala şöyle buyuruyor. 

وَمِنَ الإِبْلِ اثْنَيْنِ وَمِنَ الْبَقَرِ اثْنَيْنِ قُلْ آلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ أَمِ الأُنثَيَيْنِ أَمَّا اشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ أَرْحَامُ الأُنثَيَيْنِ

أَمْ كُنتُمْ شُهَدَاء إِذْ وَصَّاكُمُ اللّهُ بِهَـذَا فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ افْتَرَى عَلَى اللّهِ كَذِباً لِيُضِلَّ النَّاسَ بِغَيْرِ عِلْمٍ إِنَّ اللّهَ لاَ يَهْدِي الْقَوْمَ الظَّالِمِينَ

     “Deveden iki, sığırdan iki. De ki: “İki erkeği mi, iki dişiyi mi, yoksa dişilerin dölyataklarındaki yavruları mı haram kıldı? Allah böyle buyururken yanın da mıydınız?" İnsanları bilgisizlikleri sebebiyle saptırmak için Allah'a iftira edenden daha zalimi kim olabilir? Allah zalimler takımını yola getirmez.” 

   Bu iki ayette Allah; Kurban kesilmeleri caiz olan hayvanların hem dişileri hemde erkeklerini açıkça zikretmiştir. Bu hayvanlar; Deve,  Sığır (Manda da sığır cinsi sayılmaktadır.), Koyun,  ve keçi’dir. Bunların hem Erkeklerinden hemde dişilerinden Kurban kesmek caizdir. Bu Hüküm bütün peygamberlerin ümmetleri için aynıdır.

    Hac suresinin 28. ayetinde bildirildiğine göre, Hacda Kıran ve Temettu haccı yapanlar da Kurbanlarını orada keserler. Allah Teala şöyle buyuruyor:

لِيَشْهَدُوا مَنَافِعَ لَهُمْ وَيَذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ فِي أَيَّامٍ مَّعْلُومَاتٍ عَلَى مَا رَزَقَهُم مِّن بَهِيمَةِ الْأَنْعَامِ فَكُلُوا مِنْهَا وَأَطْعِمُوا الْبَائِسَ الْفَقِيرَ

 “…….Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belli günlerde Allah'ın ismini anmaları (kurban kesmeleri için) sana (Kâbe'ye) gelsinler. Artık ondan hem kendiniz yeyin, hem de yoksula, fakire yedirin” (HAC suresi 28. ayet)

ذَلِكَ وَمَن يُعَظِّمْ حُرُمَاتِ اللَّهِ فَهُوَ خَيْرٌ لَّهُ عِندَ رَبِّهِ وَأُحِلَّتْ لَكُمُ الْأَنْعَامُ إِلَّا مَا يُتْلَى عَلَيْكُمْ فَاجْتَنِبُوا

الرِّجْسَ مِنَ الْأَوْثَانِ وَاجْتَنِبُوا قَوْلَ الزُّورِ

     “Hüküm budur. Her kim, Allah'ın emir ve yasaklarına saygı gösterirse, bu, Rabbinin katında kendisi için daha hayırlıdır. (Haram olduğu) size okunanların dışında kalan hayvanlar, size helâl kılındı. O halde, pislikten, putlardan sakının; yalan sözden sakının”. (HAC suresi 30.)

خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍ وَاحِدَةٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَأَنزَلَ لَكُم مِّنْ الْأَنْعَامِ ثَمَانِيَةَ أَزْوَاجٍ يَخْلُقُكُمْ فِي بُطُونِ أُمَّهَاتِكُمْ خَلْقاً مِن بَعْدِ خَلْقٍ فِي ظُلُمَاتٍ ثَلَاثٍ ذَلِكُمُ اللَّهُ رَبُّكُمْ لَهُ الْمُلْكُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ فَأَنَّى تُصْرَفُونَ

    “Allah sizi bir tek nefisten (Âdem'den) yarattı, sonra eşini de aynı nefisten yarattı. Sizin için hayvanlardan sekiz eş meydana getirdi. Sizi de annelerinizin karınlarında üç katlı karanlık içinde çeşitli safhalardan geçirerek yaratıyor. İşte bu yaratıcı, Rabbiniz Allah'tır. Mülk  O'nundur. O'ndan başka tanrı yoktur. Öyleyken nasıl oluyor da (O'na kulluktan) çevriliyorsunuz? “(ZÜMER suresi 6. ayet)

 

E-        KURBANIN ASGARİ YAŞ HADDİ NEDİR:

 

    Kurban kesilecek hayvanların, mutlaka belli bir yaşa ulaşmış olması gerekir. Allah Teala şöyle buyuruyor

وَالْبُدْنَ جَعَلْنَاهَا لَكُم مِّن شَعَائِرِ اللَّهِ لَكُمْ فِيهَا خَيْرٌ فَاذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَيْهَا صَوَافَّ فَإِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا مِنْهَا وَأَطْعِمُوا الْقَانِعَ وَالْمُعْتَرَّ كَذَلِكَ سَخَّرْنَاهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

      "Güçlü ve kuvvetli Kurbanlık hayvanları da, sizin için Allah’ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken (kurban edeceğinizde) üzerlerine Allah’ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin, istemeyen fakire de isteyen fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik". (Hac 22/36) Bu ayette belirtilen  “BÜDÜN” kelimesi, güçlü ve kuvvetli, görkemli anlamlarına gelmektedir. Ayrıca Allah Resulünün ifadesine göre; Kurbanlık hayvanın “ MÜSİN” Yani belli bir yaşta olması gerekir.

     Ayrıca İbrahim peygambere kurban kesme için Allah tarafından bir fidye olarak verildiği saffat suresinin 107. ayetinde bildirilen kurbanlığın, büyük bir hayvan olduğu açıktır. Allah Teala şöyle buyuruyor:

وَفَدَيْنَاهُ بِذِبْحٍ عَظِيمٍ

    “Ve fidye olarak ona büyük bir kurbanlık verdik” .

Bu demektir ki, Kurbanlık hayvan mutlaka belli bir yaşta olacaktır. Bundan, yavruluk çağı geçmiş, güçlü kuvvetli yaşa gelmiş olduğu anlaşılmaktadır. Burada en önemli olan husus, Kurbanlık hayvanların, belli yaşlarını doldurmuş olmaları gerekir.

     Kurbanlık olabilecek hayvanların asgari yaşları konusunu Allah’ın Resulü s.a.v. şöyle bildirmiştir.

       1- Develer; Beş yaşına girmiş olacak,

       2- sığırlar; İki yaşını doldurmuş olacak,

       3- Keçiler; Bir yaşını doldurmuş olacak,

       4- Koyunlar bir yaşını doldurmuş olacak. Ancak Koyun en az, 6 ayını tam doldurmuş olup iri ve gelişkin olursa kurban olabilir. Yani sadece koyunda, yaşını doldurmuş olması şartı aranmaz. Diğerlerinin mutlaka belirtilen yaşlarını doldurmuş olmaları gerekir. Bunların yaşlarını doldurmaları Kameri yıla göredir. Miladi yıla göre değildir.

      Ümmü Bilâl Binti Hilâl babasından naklediyor: "Resülullah aleyhissalatü vesselâm buyurdular ki: "Koyun nev'inden ceza'a (yani altı ayını doldurmuş olup ancak bir yılını doldurmuş gibi dolgun, görkemli olan kuzu)nun bayram kurbanı olması câizdir. "

Asım İbnu Küleyb’in babasından, rivayetine göre: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: "Koyunun kuzusu, keçiden ikinci yaşına basanın gördüğü vazifeyi görür" buyurmuştur. .

 

       F- KURBAN OLAMAYACAK HAYVANLAR

    Deve, Sığır, Koyun ve Keçinin haricinde kalan hayvanlardan kurban olmaz. Bu hayvanlardan ise hangileri kurban olarak kesilemeyeceği hususunda, Kütüb’ü sittede Resulullah’dan şöyle rivayet edilir.

      Ubeyd İbnu Fîrüz, Berâ (radıyallahu anh), Reslullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini rivayet etmiştir:

"Kurbanlıklarda;

1-         Körlüğü belli olan kör,

2-         Hastalığı açıkca belli olan hasta,

3-         Yürümeye mâni olacak derecede topallığı açık olan topal,

4-         İliği kurumuş, zayıf hayvanın kurban edilmesi caiz değildir. "

Bunlar hayvanda birer noksanlık meydana getirmeleri sebebiyledir.

 

 

         G-   KURBAN NİYETİYLE SATIN ALINAN HAYVAN SAKATLANIRSA

 

       Kurbanlık hayvan sağlam iken alınıp sonradan sakatlık meydana gelse bu hayvan kurban edilir. Durumu iyi olan kişi bir başka hayvan alıp onu kurban edebilir. Ancak yeniden alması şart da değildir. Çünkü;

       Ebu Saîdi'l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: "Kurban etmek üzere bir koyun satın almıştık. Kurt kuyruğunu veya kulağını kaptı. Biz durumu Resülullah aleyhissalatu vesselam'a sorduk. Bize onu kurban etmemizi söyledi."

        Huceyye İbnu Adiyy anlatıyor: "Hz. Ali (radıyallahu anh): "Sığır yedi kişi adına kesilir" demişti. Kendisine:

"Ya doğurmuşsa?" diye soruldu.

"Öyleyse yavrusunu da beraber kes!" buyurdu. Kendisine:

"Ya topalsa?" diye soruldu.

"Kesim yerine ulaşabildiyse tamam" dedi.

"Ya boynuzu kırıksa?" dendi.

"Zarar etmez. Biz göz ve kulaklarının sağlamlığını kontrol etmekle emrolunduk!" diye cevap verdi."  

    Yalnız unutulmamalıdır ki, bu sözler hadis olmayıp, Resulullah’a da ait değildir. Hazreti Ali ye nispet edilmektedir.  Kesilen Kurbanın yavrusu doğmuşsa onun da kesilmesi gerekmez. Çünkü, Kurban kesilecek hayvanların mutlaka belli yaşta olmalarının şart olduğunu Allah’ın Resulü açıkça bildirmiştir. Bunun için Develer 5 yaşına ulaşmış olması, Sığırların İki yaşını, keçi ve Koyunların birer yaşını doldurmuş olması gerekir. Bunların daha küçük yaşta olanlarının Kurban edilmeleri caiz değildir. Bu nedenle Yavruların kurban kesilmeleri ise asla caiz değildir. Bu bir ibadettir. Onun için yavru kesilmez.

      H-  KURBAN KESMENİN SEBEBİ NEDİR ?

 

       Kurban ibadetinin sebebi vakittir. Vakit ise Kurban bayramı günleridir. Bir şeyin sebebi tekrar ettikçe, o şey de tekrar eder. Mesela Namaz vakitleri tekrar ettikçe, O vaktin namazını kılmakta tekrar eder. Kurban Bayramı günleri tekrar ettikçe, kurban kesmenin hükmü de tekrar eder. Bu nedenle Kurban kesme mükellefiyet şartlarını taşıyan, yani Dinen gücü yeten bir Müslüman, kendisi ve nafakasını temin etme yükümlülüğü bulunan aile bireyleri adına ömrü boyunca kurban bayramına ulaştıkça bir kurban keser.

   Allah Resulü s.a.v.in; “Ey insanlar! Her sene her ev halkına kurban kesmek gerekir” şeklindeki hadis, bu hükmün açık delilidir. Bir ev halkı için bir kurban kesmenin yeterli olduğu ile ilgili olarak; Kütübü sittede şöyle zikredilir.

     Ebu Eyyub (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bizden biri, kendisi ve aile efradı için tek bir koyun kurban eder, (etinden hem yerler hem de başkalarına yedirirlerdi). Sonra insanlar, övünmeye başladılar ve (kurbanlar) bir övünme vâsıtası oldu."(Kütübü sitte H.No:1450)

 

          I-  KİMLER KURBAN KESECEKTİR.

 

     Allah, Kurban kesmenin bir ibadet olduğunu Kevser suresinde bildirmektedir.

Allah Teala şöyle buyuruyor;

  فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ

       “Öyleyse ibadeti Rabbin için yap ve kurbanı onun için kes.” (Kevser108/ 2)

     Akıllı olan ve dinen zengin sayılıp, Kurban kesme mükellefiyet şartlarını taşıyan her Müslüman, kendisi ve nafakasını temin etme yükümlülüğü bulunan aile bireylerinin tamamının adına, kurban bayramı günlerinde tek bir kurban kesmesi yeterlidir. Maddi durumu müsait olanların her birisi adına da ayrı ayrı kesilebilir. Buna bir mani yoktur. Mükellefiyet şartı devam ettiği müddetçe ve her kurban bayramına ulaştıkça kurbanını keser. Allah Resulü s.a.v.in; “Ey insanlar! Her sene her ev halkına kurban kesmek gerekir” şeklindeki hadis, bu hükmün açık bir delilidir. Bu nedenle Kurban kesme imkânı olduğu halde kesmeyen aile reisi olan Müslüman, görevini yapmamış olur. Bunun içinde sorumlu ve mesuldür.

      Ebu Seriha radıyallahu anh anlatıyor: "Ben sünneti bildikten sonra ev halkım beni çok sayıda kurban kesmeye zorladılar. Ev halkı bir davarı veya iki davarı bayramda kurban ederlerdi. Şimdi bir veya iki davarı kurban etmekle yetinirsek komşularımız bizi cimrilikle itham ederler." Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, İbadetlerin sırf Allah Rızası için olmasıdır. 

       Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Maddi imkânı olup da kurban kesmeyen namazgâhımıza sakın yaklaşmasın."

       Bir başka hadiste ise;

     "Kim benim sünnetimden yüz çevirirse, o benden değildir". (Hadisi Şerif)

       Daha önce ifade ettiğimiz gibi; Bütün ümmetlerde, Kurban kesme, İnanan müminler tarafından bir ibadet olarak yapılmakta idi. Bu durum Kur’an’da da açıkça bildirilmiştir. Bu nedenle Kurban kesmek, hem Sübût, hemde delalet bakımından kesindir. Çünkü Araplar zaten Kurbanın meşruiyetini ve hangi günlerde kesileceğini biliyor ve kesiyorlardı.

        Hac suresinin 28. ayetinde Allah Teala şöyle buyuruyor.

لِيَشْهَدُوا مَنَافِعَ لَهُمْ وَيَذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ فِي أَيَّامٍ مَّعْلُومَاتٍ عَلَى مَا رَزَقَهُم مِّن بَهِيمَةِ الْأَنْعَامِ فَكُلُوا مِنْهَا وَأَطْعِمُوا  الْبَائِسَ الْفَقِيرَ

      “…..Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allah’ın adını ansınlar. ….” (Hac 22/28) 

       Ayette geçen “Malum günler “Kurban Bayramı günleridir. Bu günler daha önceden herkes tarafından Kurban kesme günleri olarak biliniyordu. Hazreti adem zamanında durum ne ise İbrahim peygamber zamanında ve Hazreti Muhammed s.a.v. zamanında da aynıdır. Ayette geçen “Eyyam” kelimesi çoğuldur, en az üç günü kapsar. Bunun için Bayram günü ile beraber dört günde Kurban kesilir.

 

         J-  KURBANLIKLAR KAÇ HİSSE OLUR:

 

        Kurbanlık hayvanlar kaç hisse kesileceği ile ilgili olarak, Resulullah’ın başta tatbikatı olmak üzere hadislerinde; Koyun ve Keçinin birer hisse, Deve ve Sığırın ise en fazla 7 hisseye kadar Kurban edilebileceği açıkça belirtilmiştir. Şöyleki;

Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Biz, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte (Hudeybiye senesi) umrede temettu yaptık. O zaman yedi kişi adına bir sığır keserek iştirak ettik. Keza deve de yedi kişi adına kesilmişti."

Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), ayakta olduğu halde yedi deveyi kendi eliyle kesti. Medine'de ise, boynuzlu ve alacalı iki koyun kurban etti. Resûlullah (aleyhissalàtu vesselâm) keserken tekbir getiriyor, besmele çekiyor ve ayağını hayvanların boyunlarının üzerine koyuyordu."

 

       K-  KURBANIN FERT YA DA AİLE ADINA KESİLMESİ

    

     Hanefî hukukçulara göre, yükümlülük şartlarına sahip olan herkes kurban kesmek durumundadır. Cumhur hukukçulara göre ise, bütçeleri aynı olup aynı çatı altında hayatlarını sürdüren aile bireylerinden birinin kesmesi, yetebilir.  Allah Resûlünün sözlü beyanları ve uygulamasına göre; “Ey insanlar! Her sene, her ev halkına kurban kesmek gerekir” buyurmak suretiyle kurbanın aile adına kesileceğini beyan eden Resûllullah s.a.s.kurban bayramında bir koç kurban etmiş ve “Bismillâh! Allahım! Muhammed’den, onun hane halkından ve Muhammed ümmetinden kabul buyur!”[ diye dua etmiştir.

 

    L-  KURBANI KESMENİN  ZAMANI VE KESERKEN DUASI

 

      Kurban kesmek bir ibadettir. İbadetler en mükemmeliyle yapılmalıdır. Kurbanlık hayvanı süslemek caizdir. Keskin bıçakla ve eziyet vermeden kesilmelidir.

     Kurban kesilecek hayvanlar, mutlaka kurban bayramı günlerinde kesilir. Kurbanın haricinde hayvanlar her gün kesilebilir.

        Bayram namazından önce kurban kesilmez. Şöyleki;

        Uveymir İbnu Eşkar radıyallahu anh'ın anlattığına göre, "Kurbanını bayram namazından önce kesmiş, sonra da durumu Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'a açmıştır. Aleyhissalâtu vesselâm da kendisine: "Kurbanını iade et (yeniden kes, o kurban yerine geçmez)" cevabında bulunmuştur." 

       Berâ (radıyallahu anh) anlatıyor: "Ebu Bürde İbnu Niyâr (radıyallahu anh) namazdan önce kurbanını kesmişti. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ona:

"Kurbanını yenile!" dedi. Ebu Bürde:

"Ey Allah'ın Resûlü, benim sadece bir oğlağım var. Ancak nazarımda yıllanmış olandan daha kıymetlidir!" deyince: "Öbürünün yerine bunu kurban et. Ancak oğlak senden sonra, kimseye kurban için yeterli olmayacak!" dedi."

     Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Namazdan önce kurban kesmiş olan (bilsin ki, kestiği kurban değildir, ailesine et takdim etmiştir), yeniden kessin!"buyurdu."

      Resulullah Kurbanını keserken Tekbir getirdi. Sonra şu ayetleri okuyarak,

      “Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yevm-i nahr'de alacalı, boynuzlu ve iğdiş edilmiş iki koç kesti. Koçları kesmek üzere (yatırıp kıbleye) yöneltince:

 قُلْ إِنَّ صَلاَتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتِي لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ {} لاَ شَرِيكَ لَهُ وَبِذَلِكَ أُمِرْتُ وَأَنَاْ أَوَّلُ الْمُسْلِمِينَ

      “De ki: “Benim duam, ibadetim, hayatım ve ölümüm, varlıkların Rabbi olan Allah içindir.     “Onun ortağı yoktur. Böyle emir aldım. Ben müslümanların en önde olanıyım.” .

    "Ey Rabbim (bu kurban bize) sendendir, senin rızan için (kesiyoruz) ve sana (ulaşacak)tır. Ey Rabbim, Muhammed ve ümmetinden bunu kabul buyur. Bismillahi Allahu Ekber!" deyip, sonra koçu kesti."

       Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm kurban kesmek istediği zaman iki tane büyük şişman çift boynuzlu alaca, hadımlaştırılmış koç alırdı. Bunlardan birisini Allah'ın birliğine ve kendisinin peygamberliğine şehadet eden ümmeti adına keser, diğerini de Kendi Ehli adına keserdi.

       Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) elleriyle otuz deve kesti. Geri kalanı da bana söyledi, ben kestim. Bunlar yetmiş tâneydi."

     - Vekî' (rahimehullah): "Kurban olacak deveye nişan vurup, boynuna alâmet takmak sünnettir" demişti. Ehl-i reyden birisi kendisine:

"Nehâî'den, bunun müsle (eziyet) olduğu rivayet edilmiştir" dedi.

   -Vekî 'kızarak ona şöyle dedi:

     "Ben sana "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) devesine işaret vurdu, bu sünnettir" diyorum, sen bana: "Falandan rivayet edildi" diyorsun. Sen hapse tıkılıp şu sözünden vazgeçinceye kadar bekletilmeye ne kadar lâyıksın!" der. 

     Bazı yörelerde bazı insanlar bilmediklerinden dolayı, kestikleri kurbanın kanından çocukların alnına sürerler. Bu tamamen batıl ve yanlıştır. Kan aktıktan sonra artık o pistir. Allah yenmesi haram olanları sayarken, Akan kan’ı da pis olarak belirtmiştir.

    

 

        M-  "KURBAN GÜNÜNÜN BAYRAM OLARAK KUTLAMASI

 

       Abdullah İbnu Amr İbnu'l-Âs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Kurban gününü bayram olarak kutlamakla emrolundum. Onu bu ümmet için Allah bayram kılmıştır" buyurmuştu.  

 

        N- YUKARIDAKİ AYETLER VE HADİSİ ŞERİFLERE GÖRE;

 

      Kurbanın hangi hayvanlardan olabileceğini, hiç şüpheye meydan vermeden ve sorulmasına bile ihtiyaç bırakmadan; Allah, bizzat kendisi açıklamıştır.

       a- Kurban; Deve, Sığır, Koyun ve Keçi cinslerinin erkek veya dişilerinden kesilecektir. Bunların haricinde hiçbir hayvandan kurban olmaz.

       b- Allah rızası için İbadet niyetiyle kesilecek.

       c-  Kurban Bayramı günlerinde kesilecektir.

       d- Keserken Allah’ın ismini anacak, Yukarıdaki ayetleri dua olarak okuyacak,

       e- (Ortak kesiliyorsa) Hissedarların tamamının niyeti, Allah rızası için Kurban kesmek olacak. Kurban parçalandıktan sonra hisseler, tartı ve kur’a çekerek yapılmalı ve Helalalşılmalıdır.

       f-  Kurban kesilirken, mümkünse sahibi kesmeli veya yanında bulunmalıdır.

       g-  Kurban kesen Allah’ın emrini yerine getirmiş olur. Ancak, Kurbanın etinden öncelikle ihtiyaç sahiplerine de vererek sevap kazanmalıdır. Herkes kendi kazandığını sırtlanır.

       h-  Kurban; Bayram Namazı kılındıktan sonra kesilmelidir.

       i-  Kişi Dinen zengin olduğunda Kurban kesmesi gerekir.

       j-  Kurban bizim anladığımız manada nafile veya sünnet değil bir vecibedir. Çünkü Kevser Suresindeki Ayette, Allah, Emir sıgası ile “ Kurban kes” buyurmuştur. Hadiste de” “İmkânı olduğu halde Kurban kesmeyen Namazgâhımıza yaklaşmasın” buyuruyor.

       k- Kurbanı kesmek yerine, Kişi veya kurumlara, sadaka veya zekât niyetiyle parasını vermek Kurban olmaz. Bu bir sadaka veya Zekât olur. Kesen kişinin, Kestikten sonra paraya çevirmesi de caiz olmaz. Çünkü Kurban bir ibadettir. Ticaret malı değildir.

      L- Haç Suresi 32. ayette şöyle buyurulur.”….. Her kim Allah'ın hükümlerine saygı gösterirse, şüphesiz bu, kalplerin takvâsındandır”. Kurban kesme ibadetini ciddiye almayan Müslümanlar, Allah'ın hükümlerine saygı gösterip göstermediklerini düşünsünler.

    m-  Kurbanın eti ve kanı Allah’a ulaşmaz. Sadece Allah’a karşı kulun samimi olup olmadığı ortaya çıkar.  Hac Suresinin 37. ayetinde Allah şöyle buyuryor,

لَن يَنَالَ اللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا وَلَكِن يَنَالُهُ التَّقْوَى مِنكُمْ كَذَلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا اللَّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَبَشِّرِ الْمُحْسِنِينَ

”Onların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır; fakat O'na sadece sizin takvânız ulaşır. Sizi hidayete erdirdiğinden dolayı Allah'ı büyük tanıyasınız diye O, bu hayvanları böylece sizin istifadenize verdi. (Ey Muhammed!) Güzel davrananları müjdele!” (Hac 22/37)

ذَلِكَ وَمَن يُعَظِّمْ حُرُمَاتِ اللَّهِ فَهُوَ خَيْرٌ لَّهُ عِندَ رَبِّهِ وَأُحِلَّتْ لَكُمُ الْأَنْعَامُ إِلَّا مَا يُتْلَى عَلَيْكُمْ فَاجْتَنِبُوا

الرِّجْسَ مِنَ الْأَوْثَانِ وَاجْتَنِبُوا قَوْلَ الزُّورِ

     “Hüküm böyledir. Her kim, Allah'ın emir ve yasaklarına saygı gösterirse, bu, Rabbinin katında kendisi için daha hayırlıdır. (Haram olduğu) size okunanların dışında kalan hayvanlar size helâl kılındı. O halde, pislikten, putlardan sakının; yalan sözden sakının.” (Hac 22/30)

   n- Kurban kesmenin sevabı konusunda çeşitli rivayetler vardır. Ancak, mümin şöyle inanmalı;  Rabbimin emrine uyup görevimi yapmak benden Mükâfatını vermek Rabbimdendir.  O en Mükemmelini ikram eder.

    o-  Kurbanı kesmeden bir yere vermekle kurban kesilmiş olmaz.

    p-   Akraba ve komşularla görüşme Allah’ın ve Peygamberimizin emir ve tavsiyeleridir. Bu durum Bayramda daha farklı özellik taşıdığından daha kapsamlı ve samimi olalıdır. Allah resulü şöyle buyurur.

Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse, sıla-i rahim yapsın. '' . Yani akrabalarla ilişkiyi sıcak tutsun.

r-         Taksitle kurban kesme olurmu? Sorusuna;  İmkânı olmayanın bu yola başvurması uygun olmaz. Çünkü gücü yetenin kurban kesmesi gerekir. Gücü yetmeyen sorumlu değildir.

s-         Kurbanlık hayvan şoklama yerine keskin bıçakla kesilmelidir. Her şeyin tabii olanını yapmak gerekir. Şoklama ile, hayvan ölmeden keserse olabilir. Ama mekruhtur.

t-         Vekalet yolu ile kurban olabilir ancak, mutlaka kesilmesi gerekir.

u-         Kurban, hem fert, hem de toplum açısından çok büyük bir sosyal olaydır.

v-         Kurbanın etinden sahibi yer ve başkalarına da ikram eder ve dağıtır. Derisini de Allah rızası için istediği yere veya kişiye tasadduk eder.

w-        Özellikle Bayramı fırsant bilip, dargınlar barışmalı, herkesle bayramlaşılmalı, Ana baba ve dostlar ziyaret edilmelidir. İhtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarına yardımcı olunmalıdır. Bu vesileyle Müminler birbirlerine bolca dua etmelidirler.

 

    Şu ayetlerle konuyu bitirelim:           

إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ {1} فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ {2} إِنَّ شَانِئَكَ هُوَ الْأَبْتَرُ {3}

        “Sana çok şey verdik.  Öyleyse, (Sadece Rabbin için namaz kıl ve dua et), Kulluğu sadece Rabbin için yap ve kurbanı onun için kes.  Asıl senden nefret eden, arkasından gidecek kimsesi olmayandır.”  (Kevser108/ 1-3)

لَن يَنَالَ اللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا وَلَكِن يَنَالُهُ التَّقْوَى مِنكُمْ كَذَلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا اللَّهَ عَلَى مَا هَدَاكُمْ وَبَشِّرِ الْمُحْسِنِينَ

      “Onların etleri ve kanları Allah'a ulaşmaz. Fakat sizin takvânız O'na ulaşır. Allâh onları size böyle boyun eğdirdi ki, sizi doğru yola ilettiği için O'nun büyüklüğünü anasınız. Güzel davrananları müjdele” .

 

    Kurban,  Dua ve İbadetlerimiz makbul, Günahlarımız mağfur olsun. Kalplerimiz, Evlerimiz ve Vatanımız huzurla dolsun. Bayramımız Mübarek Olsun. Allah’a emanet olunuz.

Abdurahman ALTAY

Emekli Müfti

Din ve Fıtrat Araştırmaları Merkezi  

Süleymaniye Vakfı Müdür.

Diyanet Duyurular Sayfamız için TIKLAYINIZ

 

Diyanetliler Platformu  Grup sayfamıza katılmak için >>> TIKLAYINIZ

Dini Haberler Grup sayfamıza katılmak için >>> TIKLAYINIZ

Kaynak:Ajanslar

Anahtar Kelimeler:
  • 0
    SEVDİM
  • 1
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Arafat Vakfe Duası nı Başkan Görmez Yaptı...Önceki Haber

Arafat Vakfe Duası nı Başkan Görmez...

Üniversite Ek Yerleştirme Sonuçları AçıklandıSonraki Haber

Üniversite Ek Yerleştirme Sonu&#231...

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!