Maneviyatsız olmuyor

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
0
Nöroloji Profesörü Serpil Bulut, toplum olarak fizyolojik tedavinin yanı sıra manevi tedaviye de ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Bulut, “Günümüzde artan hastalıkların büyük bir bölümü manevi boşluk ve tatminsizlikten kaynaklanıyor” dedi.

Yeni Akit Ankara Bürosunu ziyaret eden Ak Parti Elazığ Milletvekili Nöroloji Profesörü Serpil Bulut, toplum olarak fizyolojik tedavinin yanı sıra manevi tedaviye de ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Bulut,“Günümüzde artan hastalıkların büyük bir bölümü manevi boşluk ve tatminsizlikten kaynaklanıyor. İnsani değerlerden uzaklaştıkça ve bireysel hırslarla bencilleştikçe sağlığımızı kaybediyoruz. İnsan ancak manevi tatminle huzura kavuşur ve huzur bulduğunda sağlıklı bir hayatı sürdürebilir. Toplum olarak bedensel ve zihinsel sağlığımız için yeniden manevi değerlerimizle buluşmamız gerekiyor” dedi.

SİYASET, İNANCIMA HİZMET EDERSE DEĞERLİDİR

Doktorluktan siyasete geçtiniz. Zor olmadı mı?

Siyaset benim idealime, inanç değerlerime hizmet ediyorsa önemlidir, yoksa gereği yok. İnsanın hayatındaki temel hedefi mutlu ve huzurlu olmaktır. Ben hayatım boyunca yaptığım her işte muhataplarımın huzura ulaşması için mücadele verdim. Siyasette de bu huzuru sağladım. Amacımız; kiminin derdine derman olmak, kimisine farklı projeler sunarak karşımızdaki insanı huzur ortamına eriştirmektir. Bunu yaparken doğrularınızla ilgili bazı misyonlar da ekleyebiliyorsanız ne mutlu size. İşte iki taraflı kazanç.

EĞİTİM SİSTEMİMİZ BENCİL BİREYLER ÜRETİYOR

Çocuklara ve eğitime özel bir ilginiz var, neden?

Türkiye’de MS hastalarını tedavi eden narin hekimlerden birisiyim. Toplumu manen ve madden çökerten birtakım zararlı alanları da önlemesi anlamında spor, hangi dal olurla olsun geneli itibariyle çok önemli araç. Spor çocuklara paylaşarak kazanmayı öğretir. Eğitim sistemimizin en büyük eksikliğidir. Bu rekabete dayalı başarıyı endeksler. Bizim geleneksel ve kültürel özelliklerimizi manevi değerlerimizi çocuklarımızın kazanamamasına veya kaybetmesine sebep olur. Paylaşmak Müslüman toplumunun en temel özelliğidir. Var olanı, hatta olmayanı paylaşmaktır. Spor paylaşmayı kolaylaştırır ve paylaşarak kazanmayı sağlar. Oysa bizim eğitim sistemimiz bugün yetiştirdiğimiz çocuklarımız tamamen ikili rekabet, çoklu rekabet ve rekabette tek hedef sadece senin kazanman ve senin kazanmanla birileri diğerlerini kaybetmesidir. Senin kazanmana odaklandığınızda iyi işler yapıyorsunuz ama başkalarının kaybetmesine odaklandığınızda kendinize de başkalarına da fayda değil zarar veriyorsunuz.  

ÇOCUĞUMLA İLGİLİ YAŞADIĞIM BİR ÖRNEK BENİ ÇOK ÜZDÜ

Oğlumun çok yakın bir arkadaşının TEOG sınavında oğlumun yanına gelip şu lafı söylemesi beni çok üzdü. ‘Yusuf Alp yine çok dua ettim boğazların şişsin diye, çünkü hasta olmadığın zaman seni geçemiyorum’. Bunu söyleyen çok temiz aile çocuğu ama sistem onu nasıl hale getirmiş ki en sevdiği arkadaşının başarısızlığıyla onun başarısı ortaya çıkıyor. Bu çok yanlış bir sistemdir ve bu hayat boyunca da devam ediyor. Siyaset niye böyle diyoruz ya, üzerimize basıp geçerler. Siyaset bu zamana kadar yaptığım diğer işler gibi beni tevhide götürecek bir köprü olmalı. Eğer ben bu köprüyle tevhide ulaşamıyorsam o köprü yanlıştır. Başka bir köprüye geçmek gerekir.

PSİKOLOJİK RAHATSIZLIKLAR BEDENSEL HASTALIĞA DÖNÜŞÜYOR

Stresli bir toplum olduk. Hastalıkların artmasının bununla bir ilgisi var mı?

Toplum olarak stres ve kaygı düzeyimiz arttı. Bana gelen hastaların bir kısmı gerçek, organik hastalık dediğimiz, biyolojik sebeplerle hasta olan insanlar. Bazı hastalıkların organik bir sebep olmaksızın arttığını gördük. Organik kökenli olmayan daha çok Psikosomatik hastalıklar dediğimiz hastalıklar günden güne artmaya başladı. Psikosomatik hastalıklar bir süre sonra  bedensel hastalıklara dönüşüyor. Aşırı gerginlik bir süre sonra yüksek tansiyon ya da şeker hastalığına sebep oluyor. Vücudun artık yeter deyip kendisini dışarıya atmak istediği hastalıklar. İmmünoloji doktorası da yaptım. İmmünoloji vücudun savunma sistemiyle ilgilenir. İmmünolojide şunu öğrendim ki, vücudumuza beynimize milyonlarca hücrenin her birinin benden daha çok akıllı olduklarını, çok büyük düzen içerisinde hiçbir karışıklık yaşamadan hayatlarına devam ettiklerini ve bu düzgün yaşamın insanın hayatında sağlıklı yaşam olarak devam ettiğini oradaki bir hücrenin çok küçük bir elemanının bile vazifesindeki çok küçük bir aksama bize çok büyük sorun olarak ortaya çıkıyor ve çok enteresandır ki duygulanım sistemimiz yani huzurumuz, rahatımız, moral yüksekliğimiz, motivasyonumuz, vücudumuzdaki tüm sistemleri kontrol eden üst akıl iyi kontrol ederse yani üst akla düzgün bakmamız lazım. Üst aklın temel fonksiyonlarını bozmasının temel sebebi o boşlukları hak etmeyenler tarafından doldurulmasıdır. Öyleyse hayatımızın her alanını iyi doldurmamız lazım. Manevi huzura götürecek inancımızı yaşayabileceğimiz bir hayat profili oluşturmamız lazım.

KIZLARIMIZI MANEVİYATLA YETİŞTİRMELİYİZ

Hayallerimizle gerçekler arasında köprüyü doğru kuramadığımız için özelikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayan hanımlarda ciddi Psikosomatik hastalıklar ortaya çıktığını fark ettim. Bu durum ağırlıklı olarak Batı toplumlarında görülür ama tecrübe ettiğim için ifade ediyorum. Bunları ilaçlarla tedavi etmemiz mümkün değil. Bizim yapmamız gereken şey, çocuk felci olmasın diye nasıl çocuklarımızı aşılıyorsak, çocukluk döneminden itibaren kadınlarımızı, genç kızlarımızı manevi boşluk bırakmayacak şekilde yetiştirmeliyiz. Aksi takdirde dünyanın en eğitimli, en zeki kadını da olsa, sosyokültürel olarak en yüksek seviyede yaşasa, sahip olmak istediği her şey elinin altında olsa bile kadın hayattan zevk almıyor. Asla hedefine ulaşamıyor, iyi bir anne olamıyor.

EĞİTİM TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL

Bir kadını mutlu edebilecek en önemli şey nedir sizce?

İyi bir aile ferdi olarak kadını mutlu edebilecek en önemli şey, huzurlu bir aile ortamıdır. Ne para, ne pul, ne kariyer, hiç birisi bir kadın için huzuru oluşturan ana faktörlerden değildir. Eğer öyle olsaydı, toplumda intihar oranı dünyevi imkanlara sahip olanlarda çok daha yüksek oranda olmazdı. Dünyada en çok intihar eden toplumlardan birisi de Finlandiya’dır. İklimsel özelliğinden dolayı derler. Onların yıllık gelirleri 30-40 bin doların üzerindedir. Hepsi güzel ve bakımlı kızlardır. Gençlerin hepsinin eğitim düzeyi yüksektir. Ama çok fazla intihar vakası yaşanıyor orada. Yalnızlıktan, paylaşamamaktan ve bencil yaşamaktan kaynaklandığını düşünüyorum. Kaynak: Yeni Akit

Anahtar Kelimeler:
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 1
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 1
    KIZGIN
Teröristlerden iğrenç tuzak! Kadın Teröristler İlişki Karşılığı Bilgi TopluyorlarÖnceki Haber

Teröristlerden iğrenç tuzak! Kadın Terör...

Almanya'da ki Türklerden Merkel'e tepkiSonraki Haber

Almanya'da ki Türklerden Merkel'e tepki

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!