Adım atarak YÜRÜYEN PROTEİN MÛCİZESİ
Çok şaşırdınız, değil mi? Evet, şaşırmamak elde değil ki!
Hele hele yazının tamamını dikkatlice okuyunca, hayretler içinde kalacaksınız. İleri teknolojik cihazlarla; Kinesin adlı proteinde gözlemlenen bu yürüme ve adım atma mekanizması, gerçekten akıllara durgunluk veriyor.
Kinesin proteini, ihtiyaç duyulan maddeleri, canlıların hücreleri içerisinde, âdetâ 'yürüyerek' taşımakla görevli. Bu adım atarak yürümenin, olağanüstü bir mûcize olduğu da kesindir.
https://www.facebook.com/watch/?v=472150482208860 (39 Saniye)
Önce (yürüyen protein) videoyu izleyiniz:
Kinesin proteini,1985 yılında kalamar dev aksonlarından elde edilen sitoplazma üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda, Amerikalı bilim insanı Ron Vale ve meslektaşları (Thomas Reese ve Michael Sheetz) tarafından keşfedilmiştir.
2008 yılında da bu motor proteinlerin konumları, adım atma ve yürümeleri, mekanizma olarak takip edilip, GFP (Green Floresan Protein) vasıtasıyla açıklanabildi.
Dahası, ayakların adımları, birbiriyle mekano-kimyasal bir sistemle senkronize edilmiş. Protein o anki yapısal şekli itibariyle hangi bacağın arkada olduğunu belirleyip, AvTP hidroliziyle birlikte o bacağını hareket ettiriyor.
- Teknolojinin çok gelişmesiyle ulaşılan, en gelişmiş mikroskoplarla bile çok zor izlenen bu kadar küçücük sistemde, bu seviyede bir organizasyon!Hayret ki ne hayret?!
Bu motor proteinler, hücre içinde yükleri taşıdığı mikrotübül ağları üzerinden, "yürüme" hareketi yaparak, hücre içi lojistiği sağlarlar.
Kinesin, ökaryot hücrelerin içinde yer alan ve hücresel yükleri (organeller, veziküller ve proteinler) mikrotübüller adı verilen iskelet ağları boyunca taşıyan bir motor proteindir. "Yürüyen protein" olarak da bilinen bu mikroskobik yapılar, enerjilerini ATP moleküllerinden alarak hareket ederler.
- Kinesinlerin teknik özellikleri:
Kinesinlerin mikrotübüllere tutunan iki "ayağı" bulunur. Adım atarken arka ayak öne geçer ve bu işlem tekrarlanarak ilerleme sağlanır. Tipik bir kinesin proteini, mikrotübüller boyunca eksi uçtan artı uca doğru (zar yönüne) hareket eder.
Nöronlarda (sinir hücrelerinde), veziküllerin hücre gövdesinden akson uçlarına taşınması, hücre bölünmesi(mitoz ve mayoz) sırasında kromozomların ayrılması gibi kritik süreçleri yönetir.
Kinesinler, ATP'ye bağımlı olan ve hücrelerin mikrotübüller boyunca, molekülleri taşımasına yardımcı olan biyolojik motor proteinlerdir. Bu proteinler, hücrenin içini otoyollar gibi kullanarak, her türlü hücresel yükün taşınmasına imkân sağlarlar.
Yüklerini, mikrotübülün pozitif ucuna doğru akan, yani hücrenin merkezinden çevresine doğru hareket eden anterograd bir şekilde taşır. Bu durum, yükünü mikrotübülün eksi ucuna doğru taşıyan sitoskeletal motor protein ailesinin bir diğer üyesi olan, dinein ile tezat oluşturmaktadır.
Yapısal olarak kinezin, iki ağır ve iki hafif zincirden oluşan bir heterotetramer olarak bulunur. Kinezinin katalitik motoru, yani baş kısmı, ağır zincirlerin bileşenlerindendir.
Bu çok önemlidir, çünkü ayrılma meydana gelirse, hücresel yük difüzyon yoluyla kaybolacaktır. Baş daha sonra, yük hareketinin yolunu yönlendirmek için, gerekli olan kısa bir bağlantı bölgesine bağlanır.
Şimdi DAHA DİKKAT!
Tek bir hücrede,10 000 civarında kinesin bulunur. Normal insan vücudunda, 80TRİLYON hücre X 10 000Kinesin = 800.000.000.000.000.000 (800KATRİLYON) KİNESİN bulunur.
Her biri, saniyede 150 adım atabilirler. (AllahüEkber.)
- Moleküler Kurye diye de adlandırılan kinesinleri, hücre içinde vezikülleri, proteinleri ve diğer hücresel yapıları, ayakları varmış gibi mikrotübüller üzerinde adım atarak taşıdığını, sitoloji veya hücre biyolojisiyle özetledik.
Şimdi de baçımızı iki elimizin arasına alarak, çok ciddi düşünelim:
- En ünlü bilim adamları tarafından, en gelişmiş mikroskoplarla bile zor izlenebilen, bu kadar küçücük bir sistemde, böylesine yüksek seviyede, olağanüstü bir organizasyonun, acaba tesadüfen işlemesi hiç mümkün müdür?
- Altyapısı cansız, ruhsuz, akılsız, tahsilsiz atomlar olan bu Hârika kurye, acaba kendisini ve ne yaptığını biliyor mu?
- Acaba yaptıklarının canlılara ve “insanlara bir hizmet olduğunun” farkındalar mı?
- Sınırsız bir Mühendislik hesaplara dayanan bu hârika işleyiş, acaba kendi kendine işlediğine veya kendisi bir ESER olan akılsız tabiata havale edilebilir mi?
- Henüz yeni keşfedilmiş olan bu HÂRIKA İŞLEYİŞ, canlıların ve insanların ilk yaratılışından beri VÂR olduğuna göre, İlâhî bir İlim, Hikmet ve Kudret tarafından yaratıldığını, çok net olarak ispat etmiyor mu?..
Eyy Yüceler Yücesi Rabbimiz, bu teknik bilgiler ışığında, bu gerçekleri bizlere idrak ettirdiğin için, Sana sonsuz Şükürler ediyoruz…
ÖNEMLİ NOT: Tüm okullarımızda, bu 5 maddelerle birlikte anlatım olursa ne deist kalır ne de ateist. ***TC.Milli Eğitimin Kadrolarının DİKKATİNE!..



































Facebook Yorum
Yorum Yazın