En sevilen öğretmen Hz. Muhammed’in (sav)

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
En sevilen öğretmen Hz. Muhammed’in (sav)
Gazetemiz yazarı Ali Erkan Kavaklı, bütün dünyanın tanıdığı en başarılı ve en sevilen muallim olan efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) eğitim usulüne ilgili dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Alemlere rahmet olarak gönderilen kainatın efendisi Hz. Muhammed (s.a.v.) tüm konularda insanlığa sımsıkı sarılmaları gereken bir miras bıraktı. Efendimiz, eğitimde de insanların örnek alması gereken eşsiz bir metot öğretti. Yeni Akit yazarı Ali Erkan Kavaklı, efendimizin eğitim modeline ilişkin çarpıcı bir yazı kaleme aldı.

İşte Kavaklı’nın bugünkü, “En sevilen öğretmen Hz. Muhammed’in (sav) gönülleri fetheden eğitim metotları” başlığıyla yayınlanan yazısı:

İyi ve başarılı bir eğitimci nasıl olmalı? Erdemli ve başarılı eğitimcinin nitelikleri ne olmalı? Bir milyondan fazla öğretmenimiz, çocuk ve gençlerimizi erdemli yetiştiremiyoruz. Neden?

Meslek hayatımda bu soruyu hep sordum ve cevabını aradım. Uzun araştırmalar sonunda en çok sevilen, en başarılı ve en etkili eğitimciyi keşfettim.

Hz. Muhammed (sav) çok kısa süre muallimlik yapmış olmasına rağmen başarılı olmuş, yaşadığı Arap yarımadasındaki insanları kötüden iyiye değiştirmiş. Onun verdiği eğitim sonucu kötü ahlaklı insanlar güzel ahlaklı hâle gelmiş.

Peygamberimiz (sav) eğitim alanında, bütün dünyanın tanıdığı en başarılı ve en sevilen muallim. Ben öğretmen olarak gönderildim, buyurur.

 

O hem küçüklerin hem de büyüklerin öğretmeni idi. İnsanlara hem bu dünyada başarılı ve mutlu olma hem de ahiret saadetini kazanma yollarını anlattı.

Kitapla işe başladı. Kur’an okudu ve okuttu. İlim getirdi, öğrenmeye önem verdi.

İlim insanı yükseltir, erdemli hâle getirir. İlim sahibi olan cahillere üstünlük sağlar. İlmin üstünlük vesilesi olduğunu anlattı, Müslümanları bilgi ile donattı.

Bugün de ilimde ileri giden milletler, süpergüç durumunda. İlim sayesinde Çin, ABD, Japonya, Almanya güçlü devletler.

Suffe adı verilen bir okul açtı. Okumaya, bilgiye çok önem verdi. Sadece küçüklere değil, büyüklere de İslâm’ın güzelliklerini, Hakkı ve hakikati anlattı.

 

Allah rızası için çalıştı. İhlas kavramını öğretti. İnsanlardan bir şey istemedi. Allah rızasını kazanmak için ahlâk, terbiye, iyilik, komşuluğun önemini anlattı.

“Kendin için sevdiğini insanlar için de sev” dedi ve bencilliği yok etti.

“İnsanların hayırlısı insanlara faydalı olandır” buyurarak diğergamlığı öğretti, iyilik yapmayı öğretti.

Allah’ı ve ahireti anlattı. Hedef olarak sadece dünya mutluluğunu seçmedi. Asıl amacın ebedî saadeti kazanmak olduğunu anlattı. Ahiret inanan insan iyilik yapmaya, erdemli yaşamaya, sevap kazanmaya önem verir.

Güzel ahlaklı idi, güzel ahlak dersi verdi.

 

İnanıyorsanız üstünsün olmalısınız, âyetini ders verdi. Onun talebeleri bütün dünyaya hükmeden devlet ve medeniyetler kurdular.

Cehalet çağını saadet çağına çevirdi.

Hem gönüllere hem beyinlere hükmetti. Kalplerin sevgilisi, akılların öğretmeni, nefislerin terbiyecisi oldu.

Harika bir örnekti. Söylediklerini ve tavsiyelerini önce kendi hayatına uyguladı. Özü sözü bir idi, hayatında yalan yoktu.

Günümüzde eğitimcilerimizin en büyük eksikliği bu. Söylediğini kendi hayatına tatbik etmeyen, yalanı hayatından çıkarmayan, öğrencisinin gönlüne giremeyen eğitimcilerle, velilerle işimiz zor.

 

Peygamberimiz (sav) öğrencilerinin gönlüne girdi. Herkes onu canından çok seviyordu. Bu sebeple sözleri tesirli idi.

Gönlüne giremediğimiz öğrencinin zihnini fethedemeyiz ve onu eğitemeyiz.

Öğrencinin maneviyatına önem vermeli, sevilme açlığını gidermeli, değerli olduğunu hissettirmeli. Eğitimde duygusal zekâ önemlidir.

En başarılı ve en sevilen öğretmen Hz. Peygamber (sav) çocuk psikolojisine, toplum sosyolojisine uygun hareket etti. “İnsanların anlayabileceği seviyede konuşunuz” buyurdu; muhatabının seviyesine uygun bir üslûpla konuştu.

Akla önem verdi, ikna yolunu seçti. Kur’an bilgisi sayesinde akılları ikna etti.

 

Yanlış yapanları cezalandırma yoluna gitmedi, onları uyardı ve işin doğrusun anlattı.

Medine’de Ebû Rafi adlı bir gencin başka birinin hurmasını taşladığını gördü. Ona hurmaları taşlamamasını ve yere düşenleri yemesini söyledi, sonra da “Allah’ım bu çocuğu karnını doyur” diye dua etti.

Ebû Rafi, bir daha hiç açlık hissetmediğini anlatır.

Çocuk, bilmediği için de yanlışlar yapabilir. Böyle durumlarda işin doğrusunu öğretmek ve sabırla hareket etmek gerekir.

Eğitimci tatlı dilli olmalı, öğrencilerini ikna etme yolunu seçmeli.

 

Eğitimciler olarak o mükemmel örneği yeniden keşfetmeye ve eğitim metotlarını uygulamaya ihtiyacımız var.

Beyin Vitamini: En Sevilen Öğretmen Hz. Muhammed (sav) ve Eğitim Metotları, Ensar neşriyat arasında çıkan ve 16 baskı yapan kitabı, doğru eğitim metotlarını öğrenmek isteyenlere ve eğitimcilerimize tavsiye ederim. (İletişim: sipariş@ensarnesriyat.com.tr; 0212- 4911903)

Diyanet Duyurular Sayfamız için TIKLAYINIZ

 

Diyanetliler Platformu  Grup sayfamıza katılmak için >>> TIKLAYINIZ

Dini Haberler Grup sayfamıza katılmak için >>> TIKLAYINIZ

 

Kaynak:Ajanslar


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’ın 3 Aralık Dünya Engelliler Günü MesajıÖnceki Haber

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’ın 3 Aralık...

Ben sağlığımı nasıl koruyorum?Sonraki Haber

Ben sağlığımı nasıl koruyorum?

İslamda Buluşalım

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!