A. Raif ÖZTÜRK

A. Raif ÖZTÜRK

Mail: araifozturk@hotmail.com

Azerbaycan’ın İç İşine Karışmak MI?

Türkiye ile kardeş ülke olduğunu iddia eden ama aklını Siyonistlere kiraya veren Aliyev “Türkiye bizim iç işlerimize karışmasın” diye sayıklamış.

Azerbaycan yönetiminin 21 Eylül 2026’da öğrenci ve öğretmenler için Allah’ın emri olan başörtüsünü yasaklamasını, Türkiye’den bazı isimlerin eleştirmesine dâir Aliyev “Türkiye bizim iç işlerimize karışmasın” diyerek, bu isimlerin görevden alınması ve bazı isimlerin de tutuklaması için, aklı sıra talimatlar göndermişti, yani aslında o bizim iç işlerimize karışmıştı. Bunun farkında olamayacak kadar kendini kaptırmış.

Türkiye, 28 Eylül 2020’de Karabağ savaşında Ermenistan’a karşı askeri mühimmatlar, jetler, insansız hava araçları gönderirken bay Aliyev, acaba niçin“Türkiye bizim iç işlerimize karışmasın” demedi? 

  • Bu yardımlar, başörtüsü konusundan, kat kat fazla “iç işlere karışmak” değil miydi? Acaba o zaman aklı neredeydi? 

Daha da önemlisi; Bütün bunlara rağmen Aliyev, “Karabağ savaşında yalnız bırakıldık” nasıl diyebildi? Anlamak mümkün değil!..

Ülkemizde; başörtüsü yasaklarıyla, çok uzun yıllar halka kan kusturulmuştu. 

Bu nedenledir ki, Türkiye’nin duyarlı, acılı ve vicdanlı insanları, bize yaşatılanları Azerbaycan’daki kardeşlerimiz yaşanmasınlar diye ikaz ettikleri için, Aliyev ve akıl hocaları rahatsız oldular ve Aliyev ne yazık ki Siyonist akıl hocalarını, bizlere tercih etti!

2025 yılı itibarıyla, 129 basın mensubunun ve çoğu kadın ve çocuk 74000 masum Gazze’linin katili Netanyahu’yu BM’de protesto etmek için 70 civarında ülke temsilcisi salonu terk ettikleri zaman,Azerbaycan temsilcisi salonu terk etmedi, konuşmayı sonuna kadar dinledi ve İsrail terör organizasyonunun elebaşına alkışlarıyla da destek verdi! Aslında bu ayıp, masum kardeşlerimize ihanettir…

Azerbaycan’ın 18 Ekim 1991’de kazandığı ‘bağımsızlığının’ üzerinden 35 yıl geçti. Bu tarihten itibaren Türkiye ile arasında ekonomik ve askerî iş birliğinden, eğitim ve kültürel ortaklığa kadar pek çok alanda derin ve güçlü bağlar kuruldu. İki ülke arasındaki bu güçlü bağlar afet dönemlerindeki yardımlaşmalarla da kendini gösterdi. 

Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) çatısı altındaki iş birliğine uzanan bu süreçte, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik hangi adımlarla pekişti? Sorusunun Cevabı için, arşivlere indim.

Savunma teknolojileri ve silah tedarikleri, ortak eğitim ve askeri tatbikatlar,karşılıklı yardım anlaşmaları, Azerbaycan’a siyasi ve diplomatik destek, ekonomik ve enerji ortaklığı ve enerji koridorları, Karabağ'ın imarı, insani, askeri eğitimler ve sağlık yardımları, iki ülke arasındaki vizesiz seyahat ve ticari muafiyetlerve benzerleri.

  • Peki şimdi Aliyev ne diye katil İsrail’le beraber hareket ederek, Türkiye ile köprüleri yıkmaya çalışıyor? 

Hani bizler, TEK MİLLET, İKİ DEVLET değil miydik? Ağabey ülke değil miydik?..

İŞTE PERDENİN ARKASI: 

İlhan Aliyev’e Siyonizm tarafından; Ankara’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" toplantısını SABOTE ETME GÖREVİ verilmiştir.

Bütün bu olumsuz tavırlara rağmen, Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan

Türk Devletleri Teşkilatı’nın yara almaması ve sağlıklı büyümesi için köprüleri atmadı veya atamadı. 

Sayın Erdoğan, Aliyev’in talebi üzerine Başdanışmanı Oktay Saral’ı görevden aldı, Aliyev ise buna rağmen Cumhurbaşkanımızın davetine icabet etmedi.

Aliyev’in Türk Devletleri Teşkilatı zirvesi yerine, U-15 futbol maçına gideceği yazıldı.

  • Aliyev’in güç zehirlenmesini ve devlet ciddiyetsizliğini görüyor musunuz?

Şu bir gerçektir ki; Tarihte İttifaklara ihanet edenler, ASLA İFLÂH OLMAMIŞTIR!

AYRICA,“Olanda hayır var” derler; bu olaylar bize Türkiye dostu Müslüman Elçibey’i ve ona darbe yapan KGB ajanı ve komünist baba Aliyev’i hatırlattı. 

O dönemde (1993 Koalisyonunda) Elçibey’e sahip çıkamadığımız için, bugün soykırımcı İsrail, Aliyev yönetimindeki Azerbaycan’a sahip çıkıyor. 

Aliyev ise “İsrail soykırımına devam edebilsin” diye, bile bile yakıt tedarik ediyor. 

BUNDAN SONRA; Gaflet ve hatalardan ders alınabilmesi ümidiyle, Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) yoluna selâmetle devam etmesi için dua edeceğiz. Eğer kendine gelmezse, Aliyev’in acınacak âkıbetini, bekleyip göreceğiz… 

Oysa niyazımız;Aliyev’in de gafletten kurtulup, selâmete çıkmasıdır…Vesselâm.

NOT: 

  1. Benim uzmanlık alanım, Teknolojik belgesellerle Vahdâniyeti, Ehadiyeti ve tefekkürü idrak edip, anlatmaya çalışmaktır. Ancak bu konu da çok önemli olduğu için, sadece bu seferlik ele aldım. Bendenizi mâzur görünüz…
  2. “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. …..” ..Sahih Hadîs-i Şerifi gereği olarak, bendeniz de “diliyle” anlamındaki, “kalemimle” katkıda bulunmak istedim. 

Saygı ve muhabbetlerimle…

 

Facebook Yorum

Yorum Yazın