A. Raif ÖZTÜRK

A. Raif ÖZTÜRK

Mail: araifozturk@hotmail.com

HİROŞİMA ve çok daha önemlileri…

Çok sevdiğim kuzenim araştırmacı yazar ve çizer Muammer Erkul’un, 2009’da kaleme aldığı “HİROŞİMA KUTLAMALARI ve…” yazısını referans alarak, son 15 sene içinde de yaşanan zâlim İsrail’in soykırımlarını ve katliâmlarını da rakamlarıyla eklediğimde, şu çok önemli gerçekler ortaya çıktı.

İŞTE O YAZI:

Bir çakıl taşını insanın gözü önüne yaklaştırdığınız ölçüde, dağları göremez olur insan! 

Tarih 06.08.1945, yer Japonya. 

Bu olay bir zamanlar o kadar gözümüze sokuluyordu ki; sanki Hiroşima’yı bilmemek, insanın düşebileceği en büyük bir cehalet ve ayıplardan biridir, sanıyorduk. 

Aslında, evet; Hiroşima, insanoğlunun büyük utançlarındandır. Fakat bir insanın bombayla öldürülmesi ile soykırımlarla ve aç bırakılarak öldürülmesi yahut süngüyle, kılıçla, gaz odalarında öldürülmesi arasında pek fark yoktur. 

Ölen için, hayat bitmiştir. 

Sonrası ise o dehşeti, hayalleriyle yaşayanların meşguliyetleridir!..

Neredeyse bütün ansiklopediler, bütün detaylarını yazar Japon kenti Hiroşima’nın ve Nagazaki’nin. 

Meselâ: “… 6 Ağustos 1945’te saat 8.15’te Amerikan Enola Gay uçan kalesinin attığı atom bombasıyla, 80 bini hemen olmak üzere, 140 bin kişi öldü…” vs.

Her sene gösteriler, protestolar yapılır. Bizler de üzülürüz bu insanlık ayıbı için.

Fakat gözümüze sokulan o uzaklardaki “çakıl taşı”(Hiroşima) bizlere; kendimizle ilgili, soydaşlarımızla, dindaşlarımızla ilgili “ACI DAĞLARINI” nasıl olur da unutturur ve bizler bunu nasıl görmeyiz? 

  • Esas sorun işte budur…

Hâlbuki Japon Denizi’nin ve Büyük Okyanus’un değil; şuracıktaki Karadeniz’in kıyısında,Kırım’dabir gece içinde, Rusya tarafından, hayvan vagonlarına doldurulup ansızın ölüme sürülen kardeşlerimizden 200 bini aşkın şehit olmuştu!.. (Vikipedi ansiklopedisi: 1944'te en az 191 044 kişi, diğer kaynaklara göre 423 100 mâsum kişi öldürüldü.)

İşte, sosyalistlerimizin Hiroşima’yı böyle dillerine dolamalarının ardındaki bir gerçek de: Sovyet Sosyalizminin zulmünü örtbas etmeye çalışmaktı…

Karl Marx; sosyalizmin fikir babası! 

1924’te ölen Lenin ise (Sovyet Rusya’daki tek siyasi parti olan) Komünist Parti’nin kurucusu… Stalin ile birlikte ihtilal çıkarıp, komünist idare kurdular. 

“Yalan söylediğin ölçüde başarılı olabilirsin”iddiasında ve “bütün dinleri tamamen yok etmek” çabasındaydı Lenin… 

  • 7 senelik iktidarı boyunca 80 bin değil, 130 bin değil, 200 bin değil, TAM 32 MİLYON insanın canına kıydı Lenin…

1952’de ölen Josef Cugaşvilî Stalin (ki, ismi “Yahudi oğlu” anlamına gelir) ise Lenin’in yerine, Komünist Parti’nin başına geçti. Şehirlere kendi ismini verdi, her yere heykellerini diktirdi, resimlerini astı, milleti kendine tapındırdı. 

Rus milletini ve hele Rusya’daki Müslümanları işkence altında inletti. 

  • 28 sene içinde, 55.000.000 (55MİLYON) insanın canına kıydı…

Nedense bu zalim isimler, şu güzel ülkemizdeki bazılarının diliyle/kalemiyle asla kötülenmedi, hatta eleştirilmedi bile!.. 

Bazıları, Rusya’ya karşı Amerikan düşmanlığı pompalamak; dinlere karşı ateizmi, hürriyete karşı komünizmi savunma gayretiyle, Hiroşima katliamını anlatıp durdular… 

Bir çocuk romanı okumuştum, tekrar elime geçti: 

Hiroşima’da (sonradan ölenlerden) bir kız çocuğunun hikâyesini anlatıyordu. 

Gayet de başarılıydı, milyonlarca satmış olan bu kitap. 

Karıştırdım yine.
“Bu bizim yalvarışımız, bu bizim duamız, dünyada barış istiyoruz” diyerek bitiyor kitap. Ne kadar da iyi diyor. 

Biz de dünyada barış istiyoruz. Ama bizim bahsettiğimiz dünyanın içine, Türklerin yaşadığı topraklar ve Müslümanların nefeslendiği coğrafyalar da giriyor!..

Bizler de çocuk katillerini lânetliyoruz. Fakat bizim lânetlerimizin içine, Sovyet sosyalizminin başındaki komünistler de giriyor…

Bir çakıl taşını, insanın gözü önüne yaklaştırdığın ölçüde; dağları bile göremez olur! Fakat bizim işimiz çakılları gördüğümüz gibi, ardındaki kayaları da görmek, dağları da görmek… 

Hiroşima’nın yıl dönümü yine geldi. 

Bu arada, Çinlilerin katlettiği Uygur Türklerinin kanı kurumadan ve Kırım’da, Kafkaslarda ve Balkanlar’da yaşananları da hatırlayalım. 

Yukarıdaki MİLYONLARA EK olarak; sadece Filistin’de 1967’den, 2023 yılına kadar 100 BİN kişi öldürüldü. Sadece son birkaç senede ise Gazze katliamında 73 574 kişi parçalanarak, açlıktan ve ilâçsızlıktan öldürüldü. 200 BİNİN üzerinde SAKAT yanında, (2023 Tarihi itibarıyla) 129 200 küsur ev yıkıldı. (Oysa Hiroşima’da, sadece 60 000 bina yıkılmıştı.)

  • İSYÂNIMIZ; Orta Asya’da, Orta Doğu ve Filistin’de kanı dökülen sayısız Türk ve Müslümanları, insandan saymamaktır.

Israrla Hiroşima’da ölenler için nutuklar çekenleri, yazılar yazanları ve bunu bir hedef/çıkar uğruna, kasten yapanları,sizlere ve gelecek nesillere şikâyet ediyoruz! Vesselâm.

Facebook Yorum

Yorum Yazın