Şerafettin Özdemir

Şerafettin Özdemir

Mail: kursadalperen@live.nl

KÜÇÜCÜK BİR ANADOLU!..

Diyar-ı Afşin!.. Tabii ki, " Küçücük bir Anadolu"dur. İnsanlarıyla, çevresel önemi ile, Ashab-ı Kehf mekan ve makamı ile, tarihi, kültürel birikimi ile " Küçücük bir Anadolu"dur..

Bağrında yetişmiş alimleri ile, Hacı Durdu Efendileriyle, Nasrullah efendisi ile, Menzoğlu Ahmed Efendisi ile, hali hazır hayatta olan hafız Hasan efendisi ile, Hüseyin Pamuk'u ile, hatimle teravih namazı kıldıran hafızlarıyla, halende bir fabrika gibi genç yetiştiren ilim mekanları ile Afşin " Küçücük bir Anadolu"dur...

" Küçücük bir Anadolu" olan Afşin'i, Afşin insanını tanımak için bizzat yerinde görmek, Afşin'liyi konuşturmak, ne denlü bir kahraman, vatansever, miillet sever insanlar olduğunu müşahede etmek için onu dinlemeli,onunla hasbihal etmeliyiz.

Okumamışı bile bilen, alimi bile şair, meydanlarda pehlivan, sahnenin bile hakkını verecek Noteri, Belediye Başkanı ve sair yiğitleri bol olan " Küçücük bir Anadolu"dur..

Böylesi " Küçücük bir Anadolu" olan Afşin'in, coğrafi güzelliklerini, özelliklerini, mükemmeliyetini yerinde görmek, tanımak için Afşin'a gelmek, görmek, bizzat yerinde temaşa etmek lazıımdır.

Bakmayın siz " Küçücük bir Anadolu" olmasına!.. Bağrında nice yiğitler yaşamış, Afşin'i vatan edinmişler, yurt edinmişlerdir. Afşin'in, Türk güreşine hizmeti unutulmayacak değerde ve büyüktür.

Örneğin, Bekir Böke, Çapar Eşe'nin Durdu, Topal Ali, Hunulu Ali Kemal, Hacı Ömer, Ala, Kara, Karahan, Çağılhanlı Rahmi merhum ve benzeri isimler Türk güreşine gönül vermiş " Küçücük bir Anadolu"nun yiğit pehlivanlarıdır.

" Küçücük bir Anadolu " diye tavsif etmiş olduğumuz mekan, Türk şiirinede, katkısı büyük olmuş, halende olmaya devam etmektedir. Güreş sahaları, Hayati ağabeye dar geliyor, o gür sesiyle stadyumları, güreş meydanlarını gümbür gümbür öttürüyor, milleti heyecandan heyecana sürüklüyordu.

Onun içindir ki, Afşin beldesi, İslam öncesi de nam salmış, Malazgirt meydan savaşından sonra Türkleşmiş bir vatan parçasıdır. Ayrıca, Maraş beylerini görmüş, tanımış, Osmanlı imparatorluğu da yakından alakadar etmiş, yeni Türkiye Cumhuriyetinin istiklal harbine bir hayli yiğit vermiş bir vatan parçasıdır.

Yemen diyarına gidipte gelmeyen Afşin yiğitleri, Çanakkale ve İstiklal mücadelesine fiili katkıda bulunmuş nice kahramanlarımız mevcuttur.

Afşin'in insanları gözü pek insanlardır. Dürüstlükten yana tavırları, eğriliği, haram gidişatı sevmemeleri bunun en açık göstergesidir. Dolayısıyla,

" Küçücük bir Anadolu" diye nam salmış, ünlenmiş Afşin'i, insanlarını, kültürel, dini yapılarını bihakkın tanımak gerekir. Türk mutfağına hizmetlerini, kendilerine has " Afşin tavasını" tüm bölgesel zenginliklerini bilmek, tanımak ve yaşamak lazımdır.

Bundan dolayıdır ki, gelenek ve göreneklerine bağlı bir Afşin, her köşede bir Yemliha, Tebernuş, Mernuş, Sazenuş ve benzeri yedi uyurlarının sanki yaşayan göstergesi gibi, yaşayan canlı tezahürleri gibi aramızda dolaşmaktadır.

Bu hususta, her Afşin'liyim diyen, diyebilen insana büyük görevler düşmektedir. İsim ve namlarına, şanlarına layık olarak yaşamaları, Afşin Ashab-ı Kehf Uyurlarını temsil etmeleri bir gerekliliktir.

Merhum Mahzuni baba, bu isteğimizi yapmış, yaşamış bir ünlü ozanımızdır. Hayati ağabey, basınla, yayınla meşgul olduğu sürelerde yine Afşin Ashab-ı Kehf uyurlarını canlı tutmuş bir bir yiğit " Küçücük bir Anadolu" yiğididir.. Rahmet diliyorum.

Rahmetli Hayati ağabeyin namı, şanı ünü tüm Türkiye şair, ozan ve yazarlarını ilgilendirmiş,her birisinin bu hususta bir hatırasına rast gelmek mümkündür. Merhum Ozan Arif usta, M. Yıldızdoğan gibi yiğitler Hayati ağabeyin yaşayan canlı emsalleridir.. Şiirleri, yazıları, anıları onların şahsında canlanmış, sahnelerin,mikrofonların ana kaynağı olmuştur.

Belkide daha önceki yazılarımda da bahsetmiş olabilirim. Bir Hollanda proğramında merhum Ozan Arif'in göz yaşlarına şahit olmuşumdur. Hayati ağabeyin adını duyar duyaz irkilmesi, göz yaşlarına boğulması bu sevginin, bu sevdanın bir tezahürüdür.

Netice olarak;

" Küçücük Bir Anadolu" ozan Mahzuni tavsif etmiş olabilir!. Ama, bendeniz Afşin'a, Afşin'liye " Küçücük bir Anadolu" demeye dilim varmıyor, böylesi biir kelimeyi merhum ozanımız dillendirmiş olabilir, lakin, ben, Afşin'i, Afşin'liyi tepe gibi yüce görmekteyim. Hemde Berit dağı gibi yüce, Binboğa dağı giibi engin, başı bulutlu olarak görmekteyim.

Afşin, Afşin'li tarihte nam salmış, ün sahibi olmuş esrarengiz bir beldedir. Dolayısıyla, esrar dolu bu güzel ilçeye, bu ilçenin bağrında yaşamış bulunan Ashab-ı Kehf makamına yeterince sahip çıkmalıyız.

İlçenin bölgesel güzelliklerini iyiice tanımalı ve tanıtma proğramlarına iyice destek vermeliyiz. Afşin Haber Merkezi Müdür Halil Demir beye, Hüseyin Bozkurt ve elemanlarına maddi ve manevi gücümüzle yardımcı olmalıyız.

Bunu ifa ettiğimiz an görülücektir ki, " Küçücük bir Anadolu" olan Afşin İlçesi, milletin zihin dünyaasında büyük, hemde çok büyük olacaktır.. Bu vesile ile, tüm gönül dostlarımızı canü gönülden selamlıyor, hayri ömürler niyaz ediyorum.. Selam ve dua ile..

Şerafettin Özdemir

Facebook Yorum

Yorum Yazın