Yardımlaşma duygusu ve İlâhî Emirler
Trafikte, önünüzde giden otomobilin lâstiğinin patladığını görseniz, hemen yanına yaklaşarak kornaya basarsınız ve lâstiği işaret ederek tehlikeyi haber verirsiniz.
Yine kapısının veya bagajının açık olduğu fark etseniz, aynı şekilde yaklaşarak tehlikeyi bildirirsiniz.
Hatta şu arka sağ lastiği patlayan ve devrilmek üzere olan kamyonu fark eden TIR şoförünün, risk alarak kamyona yaklaşmasını, tırının kasasını kamyona yaslayarak, devrilmesini önlediğini, açık pencerelerden de tehlikeyi haber verdiğini, yavaş yavaş emniyetli şekilde sağ şeride yanaştırdığını, sizler de görmüşsünüzdür.
Bu tür yardımlaşma hareketleri, insanlık ve merhamet gereği, vicdânî ve fıtrî olarak gerçekleşir.
Bir başka örnek:
Polis sizin emniyet kemerini takmadığınızı görse, “sizin hayatî tehlikeye mâruz kalmamanız için sizi korumak adına aldığını” vehemen size ceza yazacağını söyler.
Siz polise; “sana ne benim kemerimden, hayatımdan!” diyebiliyor musunuz?
Bunlar, “emr-i bil ma’rûf ve nehyi anil münker”, yani “iyilikleri emretmek ve kötülüklerden de sakındırmak” demektir.
Bu tür diğer trafik kuralları ve yukarıdaki vicdâni davranışlar uygulanmazsa, elbette eksiklik olur, yanlış olur ve elbette SUÇ olur. Çünkü aksi halde, bazıları trafik kazalarıyla, bazıları da vicdân azabı olarak veya bazıları da çeşitli hasarlarla neticelenebiliyor.
- ŞİMDİ LÜTFEN DİKKAT:
Nasıl ki o trafikteki kurallar herkesi bağlıyorsa; Kâinatın, senin ve benim Yüce Yaratıcımızın Kur’ân’î kuralları da herkesi böyle bağlıyor. Bu konularda diğer kardeşlerimizi uyarmazsak, elbette eksiklik olur, yanlış olur ve bizler de SUÇ işlemiş oluruz.
Trafikte kural dışı sürat yapmak suç oluyor da, Allah’ın emir ve yasaklarına uymamak suç olmaz mı?
Nasıl ki Trafik polisine, “trafik kurallarına uymamam, seni ilgilendirmez” diyemediğimiz gibi, “Kur’ânî kurallara uymamam da kimseyi ilgilendirmez” diyemeyiz.
Çünkü gökten nâzil olan tüm Kur’ân’î kurallara uymamak ve uygulamamak ta elbette SUÇTUR. Bunları hatırlatanlar da, bizleri acı âkıbetten korumak için gayret ediyorlar, bazen de seferber oluyorlar.
Öyle yâ, seni beni yaratan, yaşatan, tüm ihtiyaçlarımızı yeryüzünde bollukla sergileyen, hatta en çok ihtiyacımız olan havayı, ağzımıza-burnumuza dayayan Yüce Rabbimizin emir ve yasaklarına uymamak elbette suçtur ve nankörlüktür.
Fakat bunlara âşinâ olduğumuz için, yani alışageldiğimiz için, çok çok ihmal ediyoruz.
Yâ en çok muhtaç olduğumuz hava da marketlerde satılıyor olsaydı, hâlimiz nice olurdu? Aile efradımızdan birinin havası azalınca, “haydi markete koş, babanın havası bitiyor” vs. gibi panik yapmaz mıydık acaba?
Allah’ın Emir ve Yasaklarını tebliğ etmek; Âl-i İmran 104. Ve 110. Âyetler, Tevbe 71. Âyet ve Hac 41. Âyetlerde Farz kılınmıştır.
İşte Âl-i İmrân S., 104. Emir Âyeti: "İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa eren onlardır."
Tevbe sûresi, 71. Âyet: “İnanan erkekler ve kadınlar, birbirlerinin velisidirler. İyiliği emreder, kötülükten men ederler.”
- İşte bendeniz de bu İlâhî emirler gereği ve bu duygularla, 1973 yılından (53 seneden) beri, BİNLERCE köşe yazılarımı ve 15’e varan kitaplarımı, hep bu hassasiyetle neşretmeye azami gayret ediyorum.
Böylece, diğer konular gibi %20, 30 ve 40’lara değil, tamamen % 100’lere hitap ediyorum.
Çünkü hepimiz insanız, sınavdayız ve istisnasız %100’ümüz de Âhiret yolcularıyız.
En önemli derdimiz de bu upuzun BERZAH (Kabir, Haşir, Mahşer, Sırat ve Mahkeme-i Kübrâ) yolculuğumuzun sonrası, yâ ebedî Cennetlere sevk edileceğiz. Veya ebedi Cehennemlere sürükleneceğiz. (Yüce Rabbimiz bizleri ve sevdiklerimizi korusun.)
Kesinlikle er veya geç ÖLÜM pasaportuyla geçeceğimiz bu EBEDÎ âlem için, elbette seferber olmalıyız. Nazlanmak için hiçbir mazeretimiz yok. Şu dünyada kalan ise HİÇ yok…
Mademki gerçekler böyle, Allah’ın Emir ve Yasaklarını tebliğ eden her şeyi; “dost ve sevdiklerimize paylaşmakla” destek ve yardımcı olmamız gerekiyor.
Onlara sadece PAYLAŞTIĞINIZ için, yardımcı ve destek olmakla, TEBLİĞ hizmetlerine ve Sadaka-i Câriye sevaplarına da kısa yoldan HİSEDÂR olacaksınız.
- Hazırlanmış malzeme ile bol ve bereketli avantajlar kazanmak, işte böyle olur.
Yüce Rabbimiz hepimizi muktedir ve muvaffak eylesin, ÂMÎN… Vesselâm.


































Facebook Yorum
Yorum Yazın